Giriş
(2)

90'lar temalı site önerisi

dilemma of subscribtionability
80'ler/90'ların ürünleri, kırtasiye gereçleri, oyuncakları, teknolojik aletleri, ders kitapları, şeker/çikolataları vb. o yıllara ait şeylerin bir veya birkaçıyla alakalı, o yıllarda çocuk ve genç olanlara hitap eden nostaljik bir `web sitesi` biliyorsanız, paylaşabilir misiniz?İnstagram, telegram,
80'ler/90'ların ürünleri, kırtasiye gereçleri, oyuncakları, teknolojik aletleri, ders kitapları, şeker/çikolataları vb. o yıllara ait şeylerin bir veya birkaçıyla alakalı, o yıllarda çocuk ve genç olanlara hitap eden nostaljik bir web sitesi biliyorsanız, paylaşabilir misiniz?

İnstagram, telegram, twitter, youtube vb. hesap sorMUyorum. Web sitesi olmalı.
0
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
Webarchive kullanarak alkışlarlayaşıyorum sitesinin arayüzüne bakabilirsiniz. Şahsen ben sayısızca video ve fotoğraf paylaştım orada.
0
yurtsuz john
(11 saat)
Alkışlarlayaşıyorum, konsept olarak bir 80'ler-90'lar sitesi değildi. Nostaljik içeriği çoktu evet. Bir de halen faal olması gerekiyor.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(11 saat)
(2)

Cd case arıyorum

kisa
Mümkünse online alabileceğim olmasa bile İstanbul Anadolu Yakası'nda bir yerlerde elden de alabileceğim olur boş CD kapları almak istiyorum saymadım ama herhalde 30 tane filanBilgisi olan yer önerecek kimse var mıdır acaba
Mümkünse online alabileceğim olmasa bile İstanbul Anadolu Yakası'nda bir yerlerde elden de alabileceğim olur boş CD kapları almak istiyorum saymadım ama herhalde 30 tane filan
Bilgisi olan yer önerecek kimse var mıdır acaba
0
kisa
(12 saat)
Ayrı ayrı, plastik ve şeffaf kapaklı olanlardan mı?
Şunlar:
m.media-amazon.com

Öyle ise:
shbd.io
0
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
yazıcıoğlu.
0
manuel mandalina
(11 saat)
(3)

yurtdışında mobil bankacılık kullanmak için sms almak

runaway
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
Uzun bir süre yurtdışında olacağım. bu süreçte bankaların app'sini kullanmak için sms almam gerekecek. Bu iş için en güvenli yol nedir?
0
runaway
(12 saat)
Tr hattınızı yurt dışında kullanmaya devam edecekseniz, sorun yok.

Yurt dışında arama, aranma, data ve sms göndermek ücretli (yahut paketten yiyen) olsa da, size gelen sms'ler için ücret ödemiyorsunuz.

Eğer hattınızı kullanmayacaksanız, faturasız hatta çevirin. Yurt dışı açık olsun. İnternetsiz olarak 2. sim şeklinde telefonunuzda takılı kalsın. Hatta sadece sms alacağınız zamanlarda dahi açabilirsiniz. 6 ayda bir telsiz kullanım ücreti kadar tl yüklemeniz yeterli olur.

Yok tr hattınızı kullanmaya devam edecekseniz, ek bir şey yapmanıza gerek yok.
+3
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
Hattınızı faturasıza çevirin, düzenli olarak (3 ay olması lazım) para yatırın ki aktif kalsın. Hiçbir sıkıntı olmadan SMS alabilirsiniz, ben yıllardır bu şekilde kullanıyorum. Hatta telefonumda aktif olarak çift sim kart var, buna rağmen Türkiye'den anlık olarak gelen SMS'ler sorunsuzca ulaşıyor. Tekrar ediyorum, kapanmaması için para yatırmayı unutmayın kâfi.
+2
burka
(7 saat)
Annenizin yada babanizin telefon numarasini verin bankaya.Yurt disinda bankalarin appsini kullanmak icin her defasinda sms almaniz gerekmiyor.Telefon degisince falan gerekiyor sadece.Ben yillardir boyle yapiyorum
0
turkuaz
(5 saat)
(14)

İntikam

yurtsuz john
İçimden atamadığım bir öfkem var. Bundan 7 yıl önce zayıflığımdan faydalanarak iftira atıp işten kovdular beni. Cenazem yeni defnedilmişti içime kapanmış ama hayata adapte olmaya çalışıyordum. İş yerinde aşağıladılar beni. Hem de çok.Önce gittim o muhasebeci olacak dedikoducunun suratını dağıttım. T
İçimden atamadığım bir öfkem var. Bundan 7 yıl önce zayıflığımdan faydalanarak iftira atıp işten kovdular beni. Cenazem yeni defnedilmişti içime kapanmış ama hayata adapte olmaya çalışıyordum. İş yerinde aşağıladılar beni. Hem de çok.

Önce gittim o muhasebeci olacak dedikoducunun suratını dağıttım. Tabi benim esas hesabım o müdür olacak kadınla. İş aktimi feshederken karşıma çıkamadı tabi. Muhasebeciye yaptığımı ona yapamazdım ama içimden deli gibi geçiyordu yalan yok.

Her sabah o kadına olan intikam hırsıyla uyanıyorum. Sürekli aklımda bu var. Tekrar cezaevine girmek istemiyorum. Lütfen yargılamadan yol gösterin bana.
0
yurtsuz john
(14 saat)
İş dünyası memuriyet, beyaz yaka vb. Egosunu tatmin edememiş ezik insanlarla dolu. O rahatlatsa başka çalışma ortamında bu tarz birine rast geleceksin. Bir bayana hakaret ve fiziksel saldırı başına bela açar, gerek yok. İlla için rahat etcekse kalabalık bir yerde rezil et dicem de deymez.
0
mikahakkinen
(14 saat)
En güzel intikamın yıkılmadım ayaktayım diyerek alındığını düşünüyorum.
26 yaşında kucağımda kırkı çıkmamış bebekle kalakaldım ben. Burada eskiler hatırlar kaç sene mahkemelerde süründüm boşanma davası yüzünden. Psikolojim çöp gezdim.

Hala hayatımı olumsuz etkiliyorlar ama ben kendime bakıyorum kendi hayatımı nasıl güzelleştirebileceğime odaklanıyorum. Geçen çıbanın başı görümce ile yüzyüze geldik. Beni görünce sinir krizi geçirdi. Bastım kahkahayı inat değil mi. Daha da çıldırdı :)
Çok çirkin şeyler yaşattılar bana 15 ay süren evliliğimde de 5,5 sene süren boşanma davamda da. Ama ben kendi kendime güzel bir hayat kurdum, şükredecek çok fazla şeyim var. Ve bu onları çıldırtıyormuş meğer bu vesile ile farkettim.

Sen de kendi hayatına odaklan. İş mi bulursun girişim mi yaparsın iyice odaklan sarıl ona. Seneler sonra bir şekilde karşılaşacaksın veya kulağına adın gidecek buna emin ol. Vay be biz çok ettik ama bak küllerinden nasıl doğmuş desinler kudursunlar. Daha fazla zararın dokunamaz böyle tiplere.
+2
cilekli pasta
(14 saat)
dünya öyle adil bir yer değil, hayatında büyük haksızlığa uğramamış insan sayısı çok azdır. kendin içinin en iyisinin ders alıp konuyu unutmak olduğunu fark etmelisin. diğer türlü her gün öfke ile uyandığında, her gün mental enerjinden bir kısmını bunu hiç hak etmeyen o insanlara harcamış oluyorsun. halbuki bu enerjiyi hayatla ilgili yapıcı bir şey üretmeye veya şu an yaşadığın bir zorluğu aşmaya da kullanabilirdin.
-2
orpheus
(14 saat)
Hayattaki en önemli sinav iyi kalabilmek.

Kötü insanlar hep mutsuz olur. Sakin kendini kötülestirerek mutsuzlastirma. O hayal ettigin seyleri yapsan bile yetinmeyeceksin. Baska seylere kapi acacak.

En iyisi düsünmemeye calismak ve yoluna bakmak.
-1
Purple life
(13 saat)
@çilekli pasta

tanıyorum seni. sevgiyle kal.
+1
🌸yurtsuz john
(13 saat)
Büyük haksızlığa uğramış olabilirsin.
intikam için plan yapacağına kendin için plan yap. Kendini daha iyi noktaya taşı.
Ha zaman içerisinde yolunuz kesişir eline düşer o zamma bakarsın.
intikam için harcayacağın çaba kendinden calacagin bir zamandır.
intikam aldığında ise kazanıp kaybedeceğin şeyler ayrıca değerlendirilir ama bu eline düşene kadar düşünmene gerek olmayan Bir şey.
akıllıca davran yatırımı kendine yap,intikama değil
-2
kisa
(13 saat)
En büyük intikamın bunları aşmak, düşünmemek olur.
0
gobekliraki
(13 saat)
intikam birebir olmadıkça, sizin de deneyiminizden farkedebileceğiniz üzere bir halta yaramıyor. hatta ters tepiyor.

intikam isteğiyle birine şiddet uygulamışsınız. eğer şikayetçi olunduysa (cezaevi geçmişiniz bununla mı ilgili bilmiyorum) hukuk sizin adamı dövmenize bakar, nedenine fazla karışmaz. yani intikam aldım derken kendinize ve çevrenizdekilere daha büyük zarar vermiş oluyor, yok yere değmeyecek insanlar yüzünden zaman kaybetmiş oluyorsunuz.

intikam konusunda birine aynı şekilde karşılık veremiyorsanız karmaya inanmak ve hukuğa başvurmak/güvenmek size en az zarar verecek olanı.

en iyi tavsiye: youtu.be
-3
tnz
(12 saat)
Her sabah o hisle uyanıyorsanız, olay hesaplaşma isteğinden obsesyon/saplantı'ya evrilmiş. Bu tehlikeli bir şey. Bence psikolojik yardım alın. Şaka yapmıyorum, hayattan tat almanızı engeller hale gelmiş, başınıza iş açtırmasın...
0
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
Bu yaşıma kadar benzer adaletsizlikleri o kadar yaşadım ki. Sırf bu kendini bilmez, cahil, egoist, sadece kendi çıkarlarını düşünüp tüm insanlığın yararına iş yapmayanlarla o kadar mücadele ettim ki.. Seni çok iyi anlıyorum. Nedense bu insanlar da çok ilginç hep iyi ve güçlü ya da bir şekilde dokunulup hak hukuk sorulmayacak konumda olurlar hep ve en iyi yaptıkları da mobbing olur.

Bu insanlar yüzünden kaç defa yer değiştirmek zorunda kaldım. Emeklerim hep boşa gitti. Fakat bu onlara karşı hukuksal olarak kendimi savunamadığım için değil, hukukun maalesef ki onlara işlemediği için hep ruhumdan bi parça daha koptu gibi oldu.

Sana tavsiyem o öfkeyi bir şekilde fiziksel kuvvete evriltmeden dönüştürmen. Düşünce bazında belki yardımı olur şu şekilde yaklaşmak, dünya genel anlamda adaletsizliklerle dolu gibi gözükse de buraya ne amaçla geldiğimizi bilmiyoruz. Belki öncesi yediğimiz haltların karmasını temizliyoruz, kim bilir :) Bu sebeple adaletin gözükenden daha derin işlediğini düşünüyorum. Bu beni biraz kabullenmeye itiyor. Geri kalan yüzeydeki öfkeyi durdurmak için şöyle düşün, mesela gittin yine ağzını burnunu dağıttın kadının, bu eline ne geçircek? Düşüncelerinde geçmişte "haksızlığa uğradım" yatacağı için sen o kadının istediğin kadar ağzını burnunu dağıt, geçmişte olan değişmeyecek ve sen yine ağzını burnunu dağıtmak isteyeceksin ve sonrası zararlı çıkan hep sen olacaksın. Özgürlüğün kısıtlanacak, iş bulamayacaksın belki vs vs. Hiç karlı iş değil, buna odaklan :D

Geri kalan öfkeyi de fiziksel olarak atabilirsin o düşünce geldiğinde. Mesela ağırlık kaldır, koşuya çık, hiçbir şey yapamıyorsan bir şeyleri tekmele, yumruk at koltuğa falan :D Fiziksel olarak yor kendini. Ondan sonra o öfke skalası biraz daha aşağı çekilmiş olcak. İnan bana :)
0
truf
(11 saat)
hocam siddet cozum degil. insan kotuyse bunu ne yaparsan yap degistiremezsin. benim de ugradigim cok haksizlik var, ruyalarima bile giriyor. bircogunu unuttum bile cunku o zamanki halimden cok daha iyi durumdayim. psikolog destegi kesinlikle sart. utanmayip, butce dahilinde karsilikli elektrik aldigini dusundugun bir psikolog ile bu hisleri yenebilmen mumkun. icinden atamadigin ofke, her sabah karindaki bir hisle gunu gecirmeye calismak, dusuncelerin kafayi surekli mesgul etmesi.. gercekten cekilecek dert degil.
0
arakaali
(11 saat)
Öfkeye tutunmak, bir başkasına fırlatmak için kızgın bir kömürü avuçlamaya benzer; yanan sadece siz olursunuz. -Budha

Ne zaman öfkemden başka bir şey düşünemez hale gelirsem bu sözü hatırlıyorum. Gerçekten kendimizi kavurmaktan başka bir sonuca varmıyor bu duygu. Siz kendi hayatınıza bakın, “nasıl ipini çektik ama?! Keh keh!” diye sırıtanlara hayatın kendi çizdikleri dandik dünyadan ibaret olmadığını, başka seçeneklerde de düzen kurup devam edilebildiğini gösterin (hem kendinize hem onlara).
Amacınız ve sorumluluklarınız sizi mutlu ettikçe onların görüp görmediğini de umursamaz hale geleceksiniz.
-1
megalomaniac
(10 saat)
öncelikle geçmiş olsun.

her sabah o hınçla uyanıyorsan muaazzam bir güce sahipsin demek. o gücü senin hayatına ket vuran kişiye harcamak yerine kendine harcasan hayatın nasıl olurdu?

intikam soğuk yenilen bir yemektir derler ya, bekle. her aklına geldiğinde "zamanı gelecek" deyip kendine odaklanırsan hayattan da keyif almaya başlarsın. bu da en büyük intikam olur ve hiç beklemediğin bir anda beklemediğin yerden sana haberi gelir. o an anlayacaksın "bunu bana yaptıkları nedeniyle yaşadı" diye. aslında yaşamıştır bile de senin haberin olmamıştır ama bırakınca haberini alır ve inan bana üzülürsün. beklediğinden kötüsünü yaşamış olma ihtimali yüksektir.

alma mazlumun ahını derler.

çok güçlü bir duyguya sahipsin lütfen onu bu değersiz insanlar için heba etme. sevgiler.
0
janderzel zartanyan
(10 saat)
En iyi intikam, iyi yaşanmış bir hayattır.
+1
burka
(6 saat)
(4)

yıl dönümünüzde ne aldınız?

Bartebly
Sevgilinize/partnerinize birinci yıl dönümünüzde ne aldınız?Size ne alındı?Cinsiyetinizi belirtebilir misiniz? teşekkürler.
Sevgilinize/partnerinize birinci yıl dönümünüzde ne aldınız?
Size ne alındı?
Cinsiyetinizi belirtebilir misiniz?

teşekkürler.
0
Bartebly
(05.07.26)
Bu konu aşırı sıkıntı. Almazsan daha iyi hem alışmamış olur. Ayrıca böyle yıldönümleri aşırı gereksiz ve sacmalik. Normal bir günde hediyeni al geç böyle görev gibi yapmaktan iyidir
-1
artıküyeolmakistiyorum
(13 saat)
Birinci Yıldönümü 2005'teydi. Öğrenci parasıyla, gümüş bir kolye almıştım. Kalp şeklinde ve içi açılan. (Madalyon/Locket tarzı) Sade bir şeydi, küçük. İçinde de yıldönümü tarihimiz yazıyordu. Fotoğrafımız sıamayacak kadar küçüktü.

O da (Öğrenci) iki küçük kol düğmesi almış ve Barış Manço'nun şarkısı eşliğinde vermişti.
0
dilemma of subscribtionability
(12 saat)
Kadınım, parfüm almıştım. Eşim hediye konusunda hiç iyi değil o yüzden o zamanlar ne aldığını net hatırlamıyorum birinci veya ikincide kırmızı gül buketi göndermişti.
0
ekimoloji
(11 saat)
Araba.
+1
gobekliraki
(7 saat)
(17)

Kutsalınız ne kadar kırılgansa, o kadar putperestsiniz!

banach
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...Kaynak: https://x.com/tfnkymz/status/2071201944840917256
Twitter'da biri yazmis, cuk oturmus valla. Halkın sinir uçlarına duyurulur...

Kaynak: x.com
+1
banach
(03.07.26)
Kafirun Suresinin Anlamı
-Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- De ki: Ey kâfirler.

2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam.

3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz.

4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz.

6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

Hümeze Suresi anlamı
1-2 - Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline!

3- O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.

4- Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.

5- Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?

6-7 - O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

8-9 - Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları hâlde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.

Kalem Suresi 7-15 ayetleri anlamı:

7- Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.
-12
dilemma of subscribtionability
(03.07.26)
@dilemma of subscribtionability; cok guzel. butun bu kirilganliklara cevap kitapta varmis iste: لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ

gunun kitabi: ali seriati - dine karsi din.
0
🌸banach
(03.07.26)
@banach
Selam
0
yadigar
(03.07.26)
@yadigar, ve aleykumselam!

gunun siiri: asaf halet celebi - ibrahim

"ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim"
+1
🌸banach
(03.07.26)
gunun put kiricisi: ebu zer el-gıfari
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun ezgisi: bir sabah gelecek kardan aydinlik

link: www.youtube.com
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun kitabi (malum gun dondu): daryush shayegan - yarali bilinc: geleneksel toplumlarda kulturel sizofreni

link: www.amazon.com
0
🌸banach
(04.07.26)
valla din isi yalan ama hayat da komple kolpa olamaz teorisini takip eden birisi olarak benim icin dusunce ozgurlugu, baskasi "senin tavrin beni uzuyor, canimi sikiyor" dediginde sinira ulasmis oluyor.

yani adam Muhammed'i cizme, bu benim canimi sikiyor kardesim, beni gucendiriyor, uzuyor diyorsa ustune gitmeyeceksin. yok ben bunlari dinlemem putlari yikacam kafasindaysan da basina birsey gelince sikayet etmemen lazim.

falan filan..
-1
cooperr
(04.07.26)
gunun tez konusu: islamcilarda oportünizm, guc ve para hirsi
+2
🌸banach
(04.07.26)
gunun siyonisti: malum dalyarak
0
🌸banach
(04.07.26)
gunun sozu: "din; ölümden önce bir işe yaramayacaksa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır"
+1
🌸banach
(04.07.26)
gunun buyukelcisi: bakara, makara
+2
🌸banach
(04.07.26)
bunu illa islam’a indirgememek lazım, başkalarının dinine saygılı olacaksın işte, ateistse de saygılı olacaksın yahudiyse de. birbirine saldırıp duran insanlar düşük zekalı.
+1
deartheodosia
(04.07.26)
gunun putu: din, kitap, para, bayrak, vatan, ata, dede, ana, baci... herkesin putu kendine.
0
🌸banach
(04.07.26)
baskalarinin dinine saygili olacaksin soylemi basta guzel dursa da pratikte karsiligi olan bir sey degil. cunku dinler toplumsal yasami sekillendirme islevine sahip olduklarindan kendilerine yonelik goruslere karsi bu sekilde notr bakmiyorlar. bir ateistin islama inanmamasi, ya da inancsizligini acikca ifade etmesi bile bir dindar acisindan dinine hakaret olabiliyor. cok da garip degil esasinda, ateist olmak nihayetinde muhammed'in gercek olmadigini ya da yalanci/hasta oldugunu iddia etmek temelinde.

bu yuzden ifade ozgurlugunun sinirini dine saygili olmak gibi hakim dinlerin rahatca egip bukebilecegi bir yerden cekmek cok tehlikeli. kutsallarla da, dinlerle de dalga gecilebilir, saka yapilabilir, ve dahi hakaret edilebilir. buna benzer olcude tepki vermek de normaldir. ama devletin mudahil olmasi gereken bir sey degil.
+1
ghilleinthemist
(04.07.26)
katılmıyorum.
0
gurur
(04.07.26)
katılıyorum.

benim anlayışıma göre, bir inancın, dünya görüşünün değeri, mutlakiyeti, kabul edilebilirliği; bu görüşlere karşı kimi "sataşmalar" karşısında onlara inananlarının takındığı tavırda gizlidir.

onlarla alakalı en ufak bir eleştiride ya da espiride, müritlerinin öfkeden deliye döndüğü ve eldeki imkanları, olanakları nispetinde söz konusu eleştiriyi yahut şakayı yapan zatları cezalandırma yolunu seçen inanç değerlerini benimsemem.

Hakikate böylesi inanç sistemleriyle ulaşılamayacağını düşünürüm.

Çevremizdeki tüm aynaları kırarsak, en sonunda neye benzediğimizi unuturuz diye düşünüyorum.
0
pangea
(11 saat)
(16)

soyadı

liberal
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
soyadınızı değiştirmek isteseniz ne yapardınız?

şunu yapardım diyeceginiz örnekler nelerdir?
0
liberal
(01.07.26)
Değiştirirdim
+2
kisa
(01.07.26)
Koç güzel olurdu bana.
+1
Purple life
(01.07.26)
Lordoğlu
Süpertitiz

bi ara dilekçemi vs hazırlamıştım ancak bir türlü davayı açmak fırsat olmadı.
+1
rahmi pinkfloydoglu
(01.07.26)
Yapan birini tanıyorum. Aylarca araştırma yaptı, herhangi biriyle pişti olmamak adına ve buldu da. Çok sonra farklı ülkeden birinin soy adı falan çıktı ama çok memnun.
+1
birdirbir
(01.07.26)
Avrupa'da, Türkiye'de, Amerika'da rahat yazilacak bir soyisim secerdim. Anlamiymis, pisti olmakmis umrumda olmazdi.
Benim hem kizlik soyismim zordu Avusturya'da, Birlesik Krallik'ta yazdirirken, sonra evlendim ama evlilik soyismim de Türkiye'de yazdirmaya zor. Cok cektim, hala cekiyorum soyisimden :)
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(01.07.26)
Oğlu eklerdim. Karadenizli mütehait gibi takılırdım.
+2
mikahakkinen
(01.07.26)
"Yolgezen" yapabilirdim.
+2
burka
(01.07.26)
Anavi
+1
gadlemler
(02.07.26)
şüphesiz ki erdoğan ya da bayraktar yapıp arkama yaslanırdım.
0
duyuruuser
(02.07.26)
Değiştirdim. Tüm sülalenin soyadı yanlış yazılmıştı. Doğrunu yazıp ardına “oğlu” ekledim. Sülalede herkes beni kıskanıyor.
0
ground
(02.07.26)
bunu yapınca resmi olarak, kimlik, pasaport, ehliyet, tapu, banka hesabı, işlemleri çok zor oluyor mu? Resmi evraklarda eski soyadı bir yerlerde gözüküyor mu?
0
🌸liberal
(02.07.26)
@liberal ben isim (gobekadi) degistirdim. isim degistirdigimde henuz eski kimlik vardi elimde. yeni kimlik alirken gorevliden eski kimligimin bende kalmasini rica ettim. uluslararasi gecerli sertifikalarim var cunku ve kimlik bilgilerinde karisiklik olmasini istemedim. neyse sertifika aldigim kuruma eski kimligi ve yeni kimligi mahkeme karariyla ismimi degistirdigimi belirterek yolladim, hallettiler. banka konusunda sikinti cikmadi, subeden yeni kimligi taradilar zaten mersis'ten de bilgileri cekiyorlar. kartlari yeniledim yeni isim olsun diye. edevlet uzerinden tapularimda sikinti gozukmuyor ancak bir arsa devri icin notere gittigimizde eski ismim vardi evrakta. pek onemsemedim. su an tek sikinti hastane sistemlerinde eski ismim gozukuyor. onu da sgk'dan halletmem lazimmis ama cok useniyorum. yani dusun koskoca mit bile (istihbarat olan) beni eski ismimle davet etti. :)) sen ugrasmadigin surece devletin pek haberi olmuyor sanirim. son olarak eski ismim yanlis hatirlamiyorsam nufus kayit orneginde gozukuyor. gozukmesi de lazim zaten.
0
arakaali
(02.07.26)
Özdemir çekici geliyor sanırım Özdemir yapardım sanırım.
0
costgrande
(02.07.26)
soruya tam cevap değil ama 2 yıl önce boşandım, soyismim değişti ve hala hesabım olan bir bankadan arayıp duruyorlar gelip imza atın diye. dün bi kargoya uğrayıp kargo bıraktım, verilen farurada eski soyisim görünüyordu sonradan fark ettim ki günlük hayatta hiç evlilik soyismini kullanmazdım. galiba yıllarca böyle iki soyisim taşıyacağım orada burada. ilk ismimi sildirmem konusunda babam biraz baskı yapıyordu, ilk ismimi sildirsem diplomalarım en en basitinden sorun oluşturabilir, bilmiyorum. eğer ciddi bir rahatsızlık yoksa bence gerek yok. çok fazla uğraş gerektirecek. pasaportlar, kimlik, ehliyetler yenilendi, eski geçerli vizelerim hala eski soyisim üzerinden ama o ülkelere giriş yaparken sorun da yaşamadım hiç, kimse neden farklı diye sormadı. yine de işte hep karşınıza çıkacak. eğer getireceği avantaj fazlaysa neden olmasın, yoksa boşa enerji kaybı. bol şans
0
deartheodosia
(02.07.26)
Oğuloğlu yapmak geldi başlığı görünce.
0
rhan
(02.07.26)
Muhtemelen tabiattan bir şey olurdu:

Deniz, ırmak, kaya, yaprak, orman, çiçek, ufuk, bulut, yıldız, güneş, yağmur, çağlayan, ateş, toprak, rüzgar, bahar, hazan, ilkyaz gibi...
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(8)

Road trip playlisti yapıyoruz

houseinorleans
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.https://music.youtube.com/watch?v=VixdIglCZXk&si=qDNMx5rZ1fVDWfwj
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.
İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.
Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.
music.youtube.com
+1
houseinorleans
(30.06.26)
rhcp - road trippin', mor ve ötesi - güneye giderken. tema yolculuk olduğu için trivial olabilir ama yolda iyi gidiyor :)
0
matlii
(30.06.26)
First Aid Kit--- On the road again
music.youtube.com
0
Amaranta ursula
(01.07.26)
Eski bir liste olsa da burada çok güzel şarkılar var.
open.spotify.com
0
biseysorcaktim
(01.07.26)
Highway to Hell.
0
auroraaurora
(01.07.26)
Kendi yol listemi paylaşayım:

open.spotify.com

Bir de neşeli versiyonuna başlamıştım, şimdilik kısa bir playlist:
open.spotify.com
0
?
(01.07.26)
bir şey diyeceğim linçlemek isteyebilirsiniz.

uzun yıllardır uzun yola giderim. son 3 uzun seyahatimde müzik dinlemedim ve yorulmadım. en az 6 saattir bu yollar.

özellikle sevdiğiniz şarkıya eşlik ettiğinizde bunu bir de istemsiz bağırarak yapıyorsunuz ya, yorgunluğu artırıyor.
-1
janderzel zartanyan
(01.07.26)
yola klasik rock kadar iyi giden bir tür yok bence.

america - a horse with no name
dire straits - walk of life
grateful dead - ripple
fleetwood mac - dreams
rainbow - the trmple of the king
0
phoarbix
(01.07.26)
Cleerence - have you ever seen the rain
Fools garden - lemon tree
Talking heads - psycho killer
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(4)

Öyle bir film önerin ki elimize telefonu almayalım

condom kurşunu
Var mıdır bu şekil öneri?
Var mıdır bu şekil öneri?
-1
condom kurşunu
(27.06.26)
Top Gun: Maverick
+1
kizil karga
(27.06.26)
kuzuların sessizliği
+1
yurtsuz john
(27.06.26)
uncut gems
sicario
marty supreme
0
beatbox yapan metalci
(27.06.26)
12 angry men (1957)
+1
dilemma of subscribtionability
(28.06.26)
(5)

bilim kurgu dizi tavsiyeleri lütfen

trablon
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
tavsiyelerini bol bol yazın arkadaşlar.
0
trablon
(24.06.26)
Ekmek teknesi
-6
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
sestworld (ilk sezon)
silo
the sandman
good omens
dune
severance
fringe
person of interest
americon gods (ilk sezon)
Kaos (netflixteki)
inside no 9
counterpart
dirk gently
the good place
extraordinary
wonderfalls
ghosts (uk)
+1
fakyoras
(25.06.26)
expanse
0
aguen
(25.06.26)
Halo
Fallout
0
ananiyimioguz
(25.06.26)
Battlestar Galactica (sonradan çekilen versiyonu)
Star trek (orijinal ve new generation)
Firefly
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(13)

2005'de buralarda olaniniz var mi?

compumaster
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:https://sites.eksiduyuru.com/eksidergi/
Eski yaptigim siteleri temizliyordum da, bakiniz ne buldum:

sites.eksiduyuru.com
+22
compumaster
(24.06.26)
Oylamaca da duruyor mu?
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
hizmet gibi hizmet compu valla hiç görmemiştim ekşinin dergisini adam asmaca oynamışlığım varda..
2002 girişliyim bi entryde ssg giriş bilgileri verilmişti denemiştim çocuk aklımla anında uçurmuşlardı alımlar kapanmadığı için geri dönmüştüm ondan sonra ekşinin sub etha kısmına hiç uğramamıştım asdasd limona zirveler ayarlanıyordu fotograflar oluyordu onu hatırlıyorum
+1
eja
(24.06.26)
ekşiyi okumaya başladığım yıldı 2005. dergi de iyiymiş zaytung, bulvar gazetesi kolpa haberleri tadında :) kocasını yatakta çıldırtamadı cosmopolitan'a dava açtı asdasşhü
+1
yurtsuz john
(24.06.26)
Ağa site dursun da boş vakitte bakalım
+1
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
2010 dan beri yazarım. hatta yazar olduğum günden beri tek hesabım bu. aşağı yukarı 2005-2006 dan beri ekşi okuruyum (ve tabii duyuru) ama dergiyi görmemiştim. gerçekten efsaneymiş. indirip okuyacağım. sürekli zirveler ve zirve duyuruları oluyordu. duyurunun şimdiki virane haline bakınca, özlem duymamak elde değil. ama zamanın yıkıcılığı tabi.
+1
wilhelmwasmuss
(24.06.26)
dilemma of subscribtionability: Eksi Anket duruyor ama zaten epey garipti o site, yeniden canlandirmaya degmez diye dusundum. Zaten eksi duyuru'da anket ozelligi var, isterseniz Anket diye kategori acayim her istediginiz anket tipini girin sinirsiz :)
-1
🌸compumaster
(24.06.26)
Site duracak, merak etmeyiniz.

Aramizda zaytung tarzi bir dergi cikarmak istersek ben alt yapisini yapmaya gonulluyum.
+1
🌸compumaster
(24.06.26)
ekşi bataklığına ne erken düşmüşüm ya, hiç gereksiz.

aramızda bir dergi çıkarmaya karar verirsek hem içeriğe, hem de tasarıma el atmaya gönüllüyüm.
0
klassno
(24.06.26)
2005'ten beri sözlükte, 2006'dan beri buradayım ama bu siteyi ilk kez görüyorum. dergilerin PDF olarak paylaşılması çok sonra olmuştu diye hatırlıyorum.
0
tabudeviren
(24.06.26)
2000'den beri sözlük okuruyum. ilk zamanlarda yazar olmuştum ama sonra atmışlardı bir daha yazar olmadım. hep okur oldum.
1999 2000'de önce zuxxi okuruydum. bir arkadaşım zuxxi benzeri ekşi sözlük diye bir site var demişti o zaman keşfetmiştim sözlüğü. duyuruya sonra geldim tabi. bu arşivler güzelmiş, kalırsa arada açar okuruz. teşekkürler.
0
exlibris
(25.06.26)
yaparsa yine compumaster yapar...bir gecede ekşibition'siz kaldik, guzelim itu macka kampusunde cektigim "10 numara kubistim bacim" duvar yazisinin fotografini hic ettiler yanarim ona. buyuk hizmet velhasil.
0
hay sikfuck
(25.06.26)
eskiden internet ne guzeldi be
-1
huseyin3
(25.06.26)
@compu
Ekşi anket'i sormuyorum. Sinopsis yarışması vardı, bilmemkaç kahve içimi sürede yazdığın. (14 müydü?) onun adıydı "oylamaca"...
0
dilemma of subscribtionability
(25.06.26)
(5)

Dijital tansiyon aletlerine kalibrasyon yapılır mı, yaptırdınız mı?

Cesario
Omron marka tansiyon aleti kullanıyorum. Ama bana yanlış gösteriyor gibi geldi.Olduğundan düşük gibi. Bunun doğru ölçüp ölçmediğini nasıl anlarım ve kalibrasyon yapılıyor mu, siz hiç yaptırdınız mı ya da duydunuz mu böyle bir şey?Manuel ölçen aletlere yapılıyor dedi bir hemşire hastanede kullanılanl
Omron marka tansiyon aleti kullanıyorum. Ama bana yanlış gösteriyor gibi geldi.

Olduğundan düşük gibi. Bunun doğru ölçüp ölçmediğini nasıl anlarım ve kalibrasyon yapılıyor mu, siz hiç yaptırdınız mı ya da duydunuz mu böyle bir şey?

Manuel ölçen aletlere yapılıyor dedi bir hemşire hastanede kullanılanlardan...
0
Cesario
(24.06.26)
Omron servisle bu konuda mailleştim ben bir zamanlar.

Benim alet 15 yaşındaydı.

'Cihazınız üretim yılından itibaren 15 yıllık eski bir modeldir. Eski ürünlerimizi aktif satış ve yedek parça üretimi yapılmadığından, maalesef teknik destek verilememektedir. Sağlıklı ölçüm alabilmeniz adına güncel bir ürün satın almanızı öneririz.'

dediler.

Elindeki aleti alıp bir eczaneye git. Bir onunla ve bir de eczacınınkiyle ölç. Fark var mı bak.

Ya da sen de mailleş.
0
Mirket
(24.06.26)
@Mirket

Alet birkaç yıllık. Eczaneden dediğiniz gibi bir gün ölçtürmeye gitmem lazım.
0
🌸Cesario
(24.06.26)
Bende sanitas sbc15 var, kendiliğinden kalibre edilmiştir yazıyordu manuelinde. Yorumlara baktığımda bazı insanlar düşük ölçüyor demiş ama bende aile hekimliğinde ölçtürdüğüm değerle aynı çıktı bu sabah. Bilmiyorum belki cihazı tam kalp seviyesinde tutmuyorlar ya da dinlenir pozisyona girmeden ölçüm yapıyorlar.
0
truf
(24.06.26)
Benim emektar omron doğru ölçmemeye başlamıştı. Başka cihazın manşonunu takınca doğru ölçtü. Biz de yeni manşon sipariş ettik. Şu an doğru ölçüyor.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
Mirket'in önerisi çok güzel, ancak 1-2 ölçümle karar vermeyin.
Aynı kişinin, aynı kolundan, dinlenmeye devam ettirerek, 2-3 dakika arayla ölçün ve bunu en az 6-7 kişide veya zamanda uygulayın
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.06.26)
(8)

İnternetten çamaşır makinesi alınca nasıl geliyor?

ya ben lan neyse
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
mağaza benim bulunduğum şehirdeki depodan mı yolluyor?

yoksa direkt benim olduğum şehre başka şehirden mi yolluyor?

benle irtibata nasıl geçiyorlar? çünkü telefonum paylaşılmıyor.

hb, trendyol gibi yerlerden yapılan alışverişleri kastediyorum.

ben eskişehir'deyim. mağaza istanbul'da.
0
ya ben lan neyse
(23.06.26)
Kargoyla gelirse siz arayıp montaj talep ediyorsunuz
Bayi deposundan merkezi çalışılıyorsa sizi ariyorlar randevu için
Bu kadar düşünmeyin hasta olursunuz
+1
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
* kargo gelir, ürünü kapina birakir,
* mümkunse makinayi calisacagi yere biraktirin, ama paketi acmayin tabi,
* kargocu tarafindan hasarsiz yada hasarli diye tutanak tutulur,
* sonra servisi ararsin, montaj günü kararlaştirilir,
0
designer
(23.06.26)
Nereden aldığınıza göre değişir aslında. Direkt markanın kendisinin satıcı olduğu bir yerden alırsanız muhtemelen servise gönderirler, onlar arar randevu alır getirir kurar. Arçelik’te Samsung’da öyleydi en azından.
0
orient blue
(23.06.26)
Hb’den aldık biz.

Benim anladığım, satıcı kendi gönderiyor.

Telefonunuz paylaşılıyor. Çamaşır makinesi kargolanınca, satıcı beni aradı. Ürünü gönderdik, yarın gelir, siz yetkili servisi arayıp kurulum isteyin dediler.
0
substituent
(23.06.26)
Vatan bilgisayar'dan TV almıştım. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul'daki birçok şubede stok olmasına rağmen Antalya'daki bir mağazalarından geldi.
0
Cesario
(24.06.26)
Hb'den kurutma aldım yakın zamanda. Akabinde satıcı aradı. "Makinenizi servis getirecek" dedi. Sonraki bir hafta boyunca Arçelik servisi aradı sabahları (Makine Beko'ydu) ve "Daha gelmedi cihazınız" dedi. Sonra arayıp randevu aldılar. Getirip montajını yaptılar. Sistemleri gayet güzel.
0
dilemma of subscribtionability
(24.06.26)
kargocular sizi arayabiliyor, satıcılar da arayabiliyordur diye düşünüyorum.
0
co2s2
(24.06.26)
hangi firmayla yolladıkları yazıyor bazen, ona da dikkat etmek lazım. bazı şirketler apartmanın kapısına kadar bırakıyor duruma göre, şikayetler oluyor.
0
robokot
(25.06.26)
(3)

Aspirin alerjisi nedeniyle stent takılamama durumunu yaşayan var mı?

my fault
babam kalp krizi geçirdi. anjioda iki damarında %80-90, bir damarında %98 darlık görülmüş. ama asa alerjisi olduğu için stent takmadılar. stent takıldığı zaman kan sulandırıcılarla birlikte en az 1 yıl aspirin kullanılması gerekiyormuş. bu damarların çapı 2mm küçük olduğu için zaten takılamazdı tarz
babam kalp krizi geçirdi. anjioda iki damarında %80-90, bir damarında %98 darlık görülmüş. ama asa alerjisi olduğu için stent takmadılar. stent takıldığı zaman kan sulandırıcılarla birlikte en az 1 yıl aspirin kullanılması gerekiyormuş. bu damarların çapı 2mm küçük olduğu için zaten takılamazdı tarzı bir şeyde dediler. şuan kan sulandırıcı verip medikal tedavi önerdiler. ayrıca asa desensitizasyonuda önerdiler ama o da yapılamıyor.
benzer durumu yaşayan oldu mu ? nasıl bir yok izlediniz?
0
my fault
(22.06.26)
Tek başına plavix’in yetmesi lazım diye biliyorum. Birden fazla hekime danıştınız mı?
0
dilemma of subscribtionability
(22.06.26)
Yakınıma açık kalp ameliyatı önerilmişti fakat sağlık sorunları yüzünden yapılmadı. Damarları özel hastanede balon ile kısmen açıldı. Kullandığı ilaçlar arasında aspirin var mıydı hatırlamıyorum. Çok geçmiş olsun.
0
boyalı kuş
(22.06.26)
Yalnız allerji değil, bazı hastalarda direnç de olabiliyor mesela. O zaman başka seçenekler kullanılıyor.
Mutlaka başka bir kardiyologa da danışın.
0
pro9it9is9
(22.06.26)
(11)

Giriş Seviye Elektro Gitar Tavsiyesi

dilemma of subscribtionability
Sıfırdan öğrenecek 11 yaş için. (En boy kilo gayet yetişkine yakın) Gitar ve Amfi tavsiyesi rica ediyorum. İnternette ucuza setler var. Kaliteli bir şey olsun istiyorum. Bir Fender Jaguar olmayacak tabii ama kalitesiz, sorunlu bir model de olmasın. Güzel bir şey olsun ki, bizimki hevesi geçip pes et
Sıfırdan öğrenecek 11 yaş için. (En boy kilo gayet yetişkine yakın) Gitar ve Amfi tavsiyesi rica ediyorum. İnternette ucuza setler var. Kaliteli bir şey olsun istiyorum. Bir Fender Jaguar olmayacak tabii ama kalitesiz, sorunlu bir model de olmasın. Güzel bir şey olsun ki, bizimki hevesi geçip pes ettiğinde, uygun fiyata hevesli amatör bir müzisyen adayına verince çocuğun işi görülsün...
0
dilemma of subscribtionability
(11.06.26)
Ben aria ile başlamıştım, amfi dahil paket halinde satıyorlardı.
0
gadlemler
(11.06.26)
Kilitli, Floyd Rose'lu bir gitar olmasın, bilindik bir markanın ince klavyeli giriş seviye bir gitarı olabilir. Bütçe belirtmediğiniz için model öneremiyorum

Amfi olarak ise yeni nesil bir şey alırsanız iyi olur, bütçe yeterse düşük güçlü bir boss katana, yetmezse en azından düşük güçlü bir kombo amfi iyi olur.

Her şeyin en ucuzuna kaçınca işte o en büyük heves kaçıran şey oluyor. Gitar klavyesi rahat olmayıncaz amfiden istenen ton çıkmayınca...
0
kimlanbu
(11.06.26)
Fiyat belirtmedim evet. Siz rahatça tavsiye edin diye
0
🌸dilemma of subscribtionability
(11.06.26)
Midex almayın.
0
inheritance
(11.06.26)
O zaman giriş seviyesi için fazla bile olacak "ekonomik" bir başlangıç seti önerim:

Ibanez GRX20 Elektro gitar
Kozmos Flare 20 Amfi
0
kimlanbu
(11.06.26)
geçen sene de benim yeğenim başladı, tabii hemen bana sordular ne alalım ne yapalım diye -25 yıldır gitar çalıyorum ev müze gibi :)-, amfisini önerdim ama gitarı kesinlikle hocası ile beraber almasını tembihledim.

çünkü elektro gitar internetten alınan bir laptop, cep telefonu vs gibi bir şey değil; ağaçtan yapılmış bir enstrüman. bir mağazada 10 tane aynı marka model gitar olsa bile aralarından biri diğerlerinden daha iyi olabilir, ya da biri kötüdür onu size kakalarlar. rafta bakımsız duran bir gitarın sap ayarı bozulmuş, hatta düşük ihtimal bile olsa sap ayarı geri dönülemez vaziyette bozulmuş olabilir (truss rod hasarı).

ibanez mesela güzel gitarlar üretir, ama her sene model adları, özellikleri, üretim yerleri vs değişir. ben bunu takip edemem, ama yerinde gidip çalıp denersem vs anında anlarım nasıl bir şey olduğunu gitarın. -yeğenim yurtdışında olduğu için bu imkan yoktu tabii..- hocası neyi uygun görüyorsa onu alsınlar dedim..

amfi olarak blackstar id core v4 önerdim (10 20 40 şeklinde versiyonları var büyüklük olarak, ben 20 olanı aldırttım evde biraz gürültü yapabilsin :)) bu amfiyi tavsiye ettim çünkü içinde 8-10 tane amfi modu var: en temiz tondan en gürültülü olana kadar, blues'dan metale her türlü müzik tarzını çalabilir. bir sürü efekt de var içinde. aynı zamanda usb ile bilgisayara bağlanıp bilgisayar üzerinden ince ayarlar yapılıp internetten hazır tonlar da indirilebiliyor (kullanıcılar tarafından hazırlanmış bir sürü ton var, mesela metallica black album tonu, ac dc tonu vs vs gibi)

gitarı eğer hocası ya da bilen birisi ile alma şansı yoksa, internetten mydukkan.com u önerebilirim. sahibi ve çalışanları çok düzgün insanlardır, gitarlar hep bakımlıdır ve gitarı kargolamadan önce sap ayarını vs yapıp çok sağlam şekilde paketleyip öyle gönderirler..

(bu arada yukarıda arkadaş kozmos flare 20 diye bir amfi önermiş, hiç duymamıştım youtube'da falan baktım ve sadece türkçe incelemeler var. biraz araştırdım çinli bir firma zuhal müzik için özel üretiyormuş.. bence bulaşılmaz..)
+1
makbur
(11.06.26)
Cevabımı iyi bulmayanlara not :

Esas önerdiğim amfi boss katana serisiydi ama yeni başlayan bir çocuk ne bilsin uygulamasını kurup bir chain oluşturup, amfi modeli seçip ince ayar yapmasını. Ben bile boss gx100 prosesor ile ton bulmaya çalışırken sıkılıyorum.

Bu yüzden fiyati ve gücü makul, kullanımı kolay, tonları gayet yerinde giriş seviyesi kompakt bir kombo amfi önerdim, kendi tunerı var, değişik hazır presetlere sahip.

Blackstar çok daha iyi bir amfi olsa da aynı güçte %50 daha pahalı.

Gitar seçiminde kilitli bir gitar önermeme sebebim ise malum, çocuk tel değiştirmek isterse bile kendi başına yapamaz. Parası varsa gitsin ibanez pia alsın, gibson lespaul custom alsın ama gene giriş seviyesi, pahalı olmayan, bilindik bir markanın görece rahat bir klavyeye sahip modelini önerdim.
0
kimlanbu
(12.06.26)
@kimlanbu

Estağfurullah, cevabınızı begenmemek değil, yalnızca amfiyle ilgili türkçe harici kaynak bulamadım onu belirttim.

Bu tarz ucuz, bilinmedik Amfilerden açıkçası biraz tirsiyorum ben. Sonuçta elektriğe doğrudan temas ediyorsunuz; seneler önce küçük bir çocuğun öldüğünü hatırlıyorum tr'de evde benzer giriş seviyesi bir amfiyle. Haberini arayıp bulurum.

Bu arada cevabi begenmemek diye bir sey yok, Aksine yazdıklarınız çok kıymetli bence. Floyd rose, boss katana vs tqvsiyelernizin bir çoğuna ben de katılıyorum.

Ama böyle bir Hassas mevzu da var. Bu vesile ile belirtmiş oldum :)
0
makbur
(12.06.26)
Sağlam bir ikinci el ibanez alın, luthier’e götürüp bakım/ayar yaptırın. Amfinin çok güçlü olmasına gerek yok. Temiz bir ses veren bir amfi yeterli. Mutlaka ders/eğitim alsın. Youtube videolarından veya metot kitaplarından bahsetmiyorum. Birebir, yüzyüze teorik ve pratik eğitim. Eğitim olmazsa sadece bir heves olarak kalır, birkaç şarkı öğrenir hevesi biter. Okuma yazmayı kendi kendine öğrenmeye çalışan bir çocuk gibi olur.
0
tadartatmaztadantatar
(12.06.26)
Markadan once tipe bakacaksiniz. Billur gecmiyorum ciddiyim. Cocuk tiplerine gore secsin once sonra en begendigi tipte uretim yapanlarin arasindan karar verin. Tipini sevmezse eline almaz veya daha az alir cunku.
0
another satisfied lover
(12.06.26)
Şöyle bir şey beğendi, ne dersiniz?
www.eksiduyuru.com
0
🌸dilemma of subscribtionability
(15.06.26)
(11)

turkiye'de dogru sanilan ama aslinda hatali olan seyler?

cooperr
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil. bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok. ornek: hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir" gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu din
birebir deneyimlediginiz seyleri soruyorum, kulaktan dolma degil.
bizim ulkeye ozgu sanrilar pesindeyiz, surekli duymussunuz ama bir bakiyorsunuz gercekle aslinda alakasi yok.

ornek:
hatali bilgi: "iranlilarin ezici cogunlugu molladir"
gercek: yurtdisinda denk gelinen iranlilarin ezici cogunlugu dindar bile degil, hatta ateist.
gibi..
+1
cooperr
(04.06.26)
-Türkiye cok kötü.

Dogrusu: tr parasi olmayana veya calisana kötü.
+1
Purple life
(04.06.26)
Yanlış bilinen: Dönel kavsagin (biz bursalilar baba deriz) icindeki arac yol verir.
+7
duster
(04.06.26)
Cereyanda kalmak. Balıkla süt/yoğurt yemenin zehirlemesi.
0
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
Cereyanda kalmak gerçekten hasta eder.
Bayat balıkla yoğurt yemek gerçekten uygun değildir. Yoğurt, balıktan kaynaklanan histamin zehirlenmesine katkı sağlar.
-3
Mirket
(04.06.26)
İstanbul eşi benzeri olmayan harika bir şehir olduğu. Sokakların daracık, kaldırımların yarısında onlarca araba dizilmiş, bisiklet yolu diye yalandan kaldırımın ortası maviye boyanmış, bir kaç bölgeyi çıkarınca tamamiyle estetikten yoksun bir şehirden daha iyi onlarca şehir var. Tamam boğaz ve çevresi güzel, ama o kadar. Bebek sahilde doğru düzgün yürüyüş bile yapamıyorsun her 200 metrede bir denize kıyı olan bir yapı çıkıyor. Anadolu yakası sahili güzel bu konuda bi.

Avrupa’da Türklerden nefret edildiği. Buna çok yorum yapmak istemem ama taşkınlık gösteren bir davranış sergilemediğiniz sürece böyle bir şey yok. Sosyal medyadaki anonim hesaplara çok bakmayın çünkü Türklerde diğer milletlere bunu yapıyor ama yüz yüze de böyle bir şey olmuyor.
0
substituent
(04.06.26)
trabzonlular laz deniyor ama aslinda lazlar rize ve artvinde.
+4
antikadimag
(05.06.26)
sol şerit geçici kullanılır. sadece sollamak için. solladıktan sonra orta ya da sağ şeride geçilmesi gerekir.
+4
ground
(05.06.26)
Bu coğrafyada insanların çoğu sürekli olarak yalan/palavra/abartı konuşuyor. Akıllara ziyan bir sahtekarlık ve fesatlık var. Dürüst, çalışkan olanı da topluca hor görme ve alaşağı etme huyu var.

"Bu, hiç hesapta olmayan bir savaştı.
Atlarınızın ayaklarına bez bağlayın ki, bu fesat toprağı burada kalsın ve Türkistan'a ulaşmasın." (Ankara Savaşı sonrası) -Emir Timur
+1
tadartatmaztadantatar
(05.06.26)
Avrupalılar'ın bencil, Türkler'in ise birbirine destek veren bir millet olması.
Gözlemlerim tam tersi olduğu yönünde.
+4
burfak
(05.06.26)
Büyükelçilik ve konsolosluk yerleşkelerinin, içinde bulunduğu değil temsil ettiği ülkenin toprağı olduğu sanrısı. Sözde koca koca hukukçular dahi bıkmadı bu zırvayı canlı yayında kusmaktan.
0
10551037
(05.06.26)
bunun en guzel ornegi kizlik zari. cok yanlis bir ceviri ve cok yanlis biliniyor. ortada vajinayi kapatan ne bir zar var, ne perde. oyle olsa adet kanamasi disari akamazdi zaten. ayrica bunun bekaretle hicbir iliskisi yok. ilk iliskide kanama olur inanisi da hatali. memleket topluca yanlis anlamis butun olayi.
0
banach
(06.06.26)
(21)

Hala süt içen var mı

liberalhippi
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
Gaz yapıyor diye 3 senedir içmiyorum çok nadir de olsa içmek gerekir mi?
0
liberalhippi
(04.06.26)
içmek gerekmiyor diyorlar , ben sevdiğim için arada içiyorum yanında petibör ile güzel oluyor
+4
devilone
(04.06.26)
ben de icmiyorum ve aramiyorum.
0
baldur2
(04.06.26)
Soğuk süt severim
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.06.26)
İneğin, yavrusu için salgıladığı süt sadece ineğin yavrusuna aittir.

Bu arada insanlar hiç ihtiyaçları olmamasına rağmen süt tuketebilsinler diye hayvanlara yaşatılan sıkıntı ve eziyetler keşke biraz arastirilsa fakat yine de süt tüketmeye devam edenler ne yazık ki olacak eksileyenlerden gördüğüm kadarıyla.

Bu arada kazık kadar insanlar hala süt peşinde koşmasın. Zaten yaşam boyu süte ihtiyacımız olsa annemiz ömür boyu salgilardi bizi beslemek için. Her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
-23
rock n roll
(04.06.26)
Içiyorum arada. Severim yani. Ama yoğurt, peynir vs olarak tüketmeyi tercih ederim.
Ama içmek gerekli değil yani. Isteğe bağlı.
0
logisticsmanager
(04.06.26)
Hafta içi her gün 1 kutu, Nesquik kakaolu
-3
arbre
(04.06.26)
onun yerine kefir tüketmek çok faydalı
+1
my fault
(04.06.26)
Şimdiye kadar çalıştığım bütün diyetisyenler süt konusunda aynı şeyi söyledi "belli bir yaştan sonra herhangi bir faydası yok".

Tatlılarda kullanmak dışında almıyoruz biz de.
Bazen kahvaltı yapamayacaksam kahveme bir şey eklemek istiyorum erken acıkmamak için yulaf sütü, badem sütü işimi görüyor.
0
mutekebbir
(04.06.26)
rock n roll +1

süt içmek midemi bulandırıyor çocukluğumdan beri. sıcak olursa hele daha fena oluyorum.

kahve alırken badem sütü vs. istiyorum unutmazsam.

evde de yılda 1-2 kez kek yaparsam içine koyuyorum. badem sütüyle denemeye korktum, sık yapmadığım için. müsait bir zamanda onu da denerim ve iyi olursa onun için de süt almam.

ne yazık ki bazı şeylerin içinde mecburen süt oluyor. vejetaryenim ama elimden geldiğince vegan olabilmeye çalışıyorum.
-5
art cat chocolate
(04.06.26)
içmemek gerekiyor
0
jelly bear
(04.06.26)
Laktoz toleransı orta ve kuzey Asya halklarına Tanrının bir lütfudur. Bu sayede büyük göçler ve büyük fetihler gerçekleşmiştir. Bu sayede batıda halklar açlıktan kıtlıktan kırılırken Cengiz Han, Atilla Avrupa içlerinde at koşturmuş, tohum saçmıştır.

Tanrı bazı halklara bu toleransı evrim olarak bahşettiyse ve siz de bu şanslı gruptansanız bunu değerlendirin. buzağı hakkı safsatalarına kulak asmayın.
0
Mirket
(04.06.26)
Soğuk kahveyle içiyorum.
0
ekimoloji
(04.06.26)
Rock n roll +1000
Süt bebekler icin büyüme hormonu salgilatiyor. Yetiskinlerin ömrünü kisaltiyor.
0
Purple life
(04.06.26)
Yurt dışında nasıl, bilemem. Abim süt sığırcılığı yapıyor. Hayvanlara eziyet'in e"si yapılmıyor. Gezebildikleri geniş yaşam alanları var. Sağım saati geldiğinde kendi kendilerine sıraya girip sağıma geliyor, bitince de çıkıyorlar. Paşalar gibi yaşıyorlar. Ne bir şiddet, ne bir eziyet uygulanıyor. Antibiyotik ve ilaç sadece enfeksiyon geçiren hayvana veriliyor. İlaç verilen hayvanın sütü sağılıyor ama ürüne eklenmiyor. Dökülüyor. (Aslında dökmeyip evlerine götürüyor çalışanlar. Ses etmiyoruz)

Küf ve aflatoksin analizleri düzenli yapılan taze yonca, mısır slacı ve endüstriyel yemin ideal ölçülerde karışımı ile besleniyorlar. Tuz yalıyorlar. Sırtlarını kaşıyorlar. Altları düzenli temizleniyor. Vücutları tertemiz. Her türlü sağlık sorunlarıyla da veteriner ilgileniyor. Mutlular bildiğin. (Zaten stres olursa sütten kesilirler) Revirdeki hastalara manevi destek olan kedimiz var.

Bir de sosyal varlıklar inekler. Benzer zamanlarda doğanlar kendi aralarında akran grupları ile takılıyorlar genelde.

İşin içini görene kadar ben de tavukçuluktaki gibi hayvanlara eziyet ediliyor sanıyordum. Süt sığırcılığı gayet düzgün yapılabiliyor. İsteyen olursa gelip gezebilir...

Süt tüketimi kısmına gelirsek, allerjisi ve intoleransı olmayanlar için sğt ve süt ürünlerinin muazzam şeyler olduğunu düşünüyorum.
+10
dilemma of subscribtionability
(04.06.26)
arada bir tadımlık içerim, onun haricinde ayran ve kefir olarak tüketirim sağlık açısından
0
suicmeyenadam
(04.06.26)
Dondurma yapıyorum, sayılır mı? Süd zehri aldığı için içiyorum arada.
+1
gabe h coud
(04.06.26)
Arada içiyorum (kahveme hergün koyuyorum), yağlı yağlı çok seviyorum ama içmemem gerektiğini düşünüyorum aslında. Hem etik nedenlerden (insanları niye o kadar eksilediniz anlamadım) hem de zararının yararından daha çok olduğuna inanıyorum. Artık çocuklara da pek önerilmiyor mesela, yoğurt peynir kefir gibi fermente halleri öneriliyor.
0
mezzosprite
(05.06.26)
sut icmiyorum ve hic aramiyorum. sadece kahveme koyuyorum. sut sekeri hazimsizlik yapiyor insanda. bu nedenle fermente edilmis peynir halini tuketmek daha saglikli geliyor.
0
antikadimag
(05.06.26)
içiyorum. çocuklar da içiyor.

gerekiyor mu, fikrim yok. çok da umrumda değil.
0
babilfish
(05.06.26)
çok severim ama içmiyorum uzun zamandır.
0
sinematikcrop
(05.06.26)
(6)

sağlık ocakları antibiotik yazamıyor mu?

eja
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
sorum başlıkta aslında, özel hastanenin yazdığı 3 adet bitti ama iyileşme yerine kötüleşme var, sağlık ocaına gitsem yazamıyor mu artık?
(ps. kontrole git özele tekrardan diyecekler hastane 40 km uzakta)
0
eja
(03.06.26)
Yazabiliyor da sanırım doktorun gelirinden düşüyor.
0
izmitcan
(03.06.26)
rahatsızlığınız nedir? 3 kutu antibiyotik içtiniz ve düzelmediyseniz belki çare antibiyotikte değildir.
+2
elorelia
(04.06.26)
3kutu değil 1 kutu içinde 3 adet antibiotik, çare doktor yönlendirmesinde zaten doktorum iyileşme olmazsa antibiotiği arttırırız demişti konunun hastalıkla ilgisi yok
0
🌸eja
(04.06.26)
acile git orda yazarlar.
0
kveldulv
(04.06.26)
Bir kutuda 3 tane varsa muhtemelen azitromisindir. Eğer 3 doza rağmen hiç gerileme yoksa enfeksiyonda, başka grup antibiyotiğe geçmek gerekebilir. Doktora gidin.
+2
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
(15)

Hayatinizdaki en buyuk pismanliginiz nedir?

darthvader
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
Keske boyle olsamasaydi,bunu yapsaydim/yapmasaydim, şunu demeseydim vs. Ya da sizin elinizde olmayan degistiremediginiz ama durumdan pismanlik duyduklariniz neler ?
0
darthvader
(03.06.26)
Lisans okumak. Keşke önlisans herhangi bir bölüm okuyup memur olsaydım.
+2
ekimoloji
(03.06.26)
pasaportu alir almaz 2010 gibi yurtdisindan donmemek.
simdiki aklim olsa aldigim gune bilet kesip donerdim.
+1
cooperr
(03.06.26)
Zamanı Geriye alma şansım olsa Her yolu deneyip ingiltere ye gitmek. Gerekiyosa gemiye kaçak binerek falan.
0
Lh12
(03.06.26)
İstifa edicem şu anki işimden. Pişman olur muyum bilmiyorum. Umarım olmam.
-4
Kahvedesu
(03.06.26)
bazı gerçekleri görmezden gelmek; bu gerçeklerin farkında olduğum halde aksiyon almaktan kaçmak. artık hepsiyle uğraşmaya çalışıyorum.
0
lüzumsuz adam
(03.06.26)
Keşke ilk çalıştığım yere değil 3 yılımı 3 saniyemi bile vermeseydim.
+1
tiredofwaiting
(03.06.26)
Boş geçen zamanım; Asosyal lise ve üniversite yıllarım. Şu anki yaşamtımı hayatımın her alanına yayabilsedim keşke.
-1
put it in your appropriate place
(03.06.26)
Kesinlikle günlük tutmamak. Kırk yaşına geldim hala bir ara başlıycam.
+1
sekizdokuzon
(03.06.26)
Borsaya 40 yaşından sonra girmek. Erken yaşta girsem 12 hanelere ulaşırdım
0
a summer day
(05.06.26)
Dönüp geçmişe baktığımda, “her şeyde bir hayır vardır, bir hikmet vardır” gözüyle düşünmeye çalışıyorum hep. Yine de insanın pişmanlıkları olabiliyor. İlginç bir şekilde benim en çok içime oturanlar hayatım ile ilgili olanlar değil, basit olaylar karşısında almadığım aksiyonlarla alakalı oluyor. “Yakınlarda aşevi soran adamın cebine keşke 3-5 bir şey koysaydım”, “ağlayan çocuğun yanına gidip derdini sorsaydım keşke” gibi… Bu iki örneği de ben yaşamadım ama paylaşmadığım olaylar tam olarak bunun gibi şeyler… Bir de bir ortamda hafiften utanç/rezalet hissettiğim durumlar yine uzun müddet içime oturuyor. Bilmiş bilmiş konuşurken birisi tarafından toplum içinde klas bir şekilde tabiri caizse “g.t edilmek” gibi durumlar… Yani genelde “keşke yardımcı olsaydım” ve “keşke ağzımı açmasaydım” türü anlık reaksiyon isteyen durumlarda yaptığım yanlışlar senelerce vicdanımın yakasını bırakmıyor. Kötü bir şey bu.

Hayatımın geneline bakarsak, “anlık hazlar, gündelik mevzular için uzun vadeli fayda sağlayacak şeyleri yapmamak” gibi bir huyumu sevmiyorum. Ama bu pişmanlık değil, çünkü değiştiremediğim/disipline edemediğim bir özelliğim. Gerçek hayatımdan, üniversite zamanından örnekler vermek gerekirse, “Türk dili, ingilizce gibi her dönem açılan alan dışı bir dersin yaz okuluna gitmek için Microsoft’un staj teklifini reddetmek”, “Sevgiliyle yarım saat daha fazla zaman geçirmek için calculus finaline girmemek”, “iki hafta boyunca onlarca saat emek verilip bitirilmiş projeyi bir-iki saat daha fazla uyumak için teslim etmemek, sonrasında hocayla konuşmaya dahi zahmet etmeyip aa gelecek dersi bırakmak” gibi…

Dönüp geçmişteki bana nasihat verme imkanım olsa, “aşkı hayatın önüne koyma!”, “o kadar da tembel olma!” türü şeyler söylerim ama biliyorum ki, o zamanki halim bu nasihatleri kulak ardı eder. Şimdi 70 yaşındaki halim gelip bana aynı şeyleri söylese, yine dinlemem. Disiplinsizlik ruhuma işlemiş…

Bu yıllarımdaki en büyük pişmanlığım da sanırım gençken hafızlık eğitimi almamış olmam… Zamanında ailemden talep etmiştim, dinlememişlerdi. Elimde olan bir şey yoktu yani ama yine de keşke ayak diretseymişim…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.06.26)
dövme yaptırmak
0
dfn4
(05.06.26)
10 yıl önce ilk işe girdiğimde iş aramaya devam edip asıl istediğim türde bir iş bulmaya çabalamamak.
0
peki madem
(05.06.26)
Çok güzel bir işte çalışıyordum, yeri, işteki pozisyonum, maaşım, yan hakları her şey kusursuzdu. 1 yıl olmak üzereyken bana bir şeyler oldu kafam gitti, işle ilgili tek bir sıkıntım bile yokken girdiğim o ruh hali yüzünden ayrıldım.
Bir daha da asla öyle bir iş bulamadım.
Stajları saymazsak ilk ciddi işimdi bu yüzden belki de bu detayların ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamıştım.
20 yıl olacak hala önünden geçerken içim cız eder :/
0
mutekebbir
(05.06.26)
Ablamla dahaa çok vakit geçirmeliydim, şimdi haasta
0
gadlemler
(05.06.26)
büyüklük sıralaması yapmayacağım;

lisede tm seçmemek
makina mühendisliği okumak sevmeye sevmeye
üstüne yüksek lisansını yapmak
2017'de flört ettiğim kadınla sevgili olmamak
eski sevgilimle evlenmemek
romanya'ya taşınmak - ki ülkeyi çok severim
6 sene sikko bir işte çalışıp (alanım ama etrafımda aynı işleri lise mezunlarına sırf türkçe biliyor diye yaptırıyorlardı) kariyerimi yok etmek
2021, 2022 ve 2023'te önüme çıkan daha iyi türkiye kariyerlerini reddetmek
2025'te daha iyi başka bir romanya kariyerini reddetmek
üniversiteden beri green card'a başvurmamak
fırsatım varken ab'nin herhangi bir ülkesinde lisans veya yüksek lisans yapmamış olmak
çok çok daha sayarım
rabbim şimdiki halimizle geleceğimizi iyi etsin ve bizi bu günlerden daha iyi günlere taşısın.
0
rain when i die
(05.06.26)
(2)

İleri vadeli kira tespiti

nwnd
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.Sözleşmede 18 ay inşaat s
Elimizde inşaat karşılığı uzun süreli kiralanacak bir mülk var.
Belirlenen inşaat süresi boyunca cüzi bir kira alınacak, inşaat süresi sonrasında iste mülkün rayiç kira bedelinin yarısı kira alınacak. Bu şartlara göre amortisman vs hesaplanıp kira kontrat süresi belirlenecek.

Sözleşmede 18 ay inşaat süresi bitiminde çevredeki emsal kira bedellerine göre rayiç kira belirlenecek ve yarısı ödenecek gibi pazarlığa açık konu bırakmak istemiyoruz.

Konuya bahis mülk bugün tam teşekkürlü yenilenmiş durumda olsa 10 birim kira bedeli var. Bu 10x bedeli 18 ay sonrası için neye endekslemek mantıklı olur?

Amaç sözleşmede ona göre; 2026 nisan ayında 10x olan kira bedeli 18 ay sonra ………….oranına göre güncellenip bu bedelin yarısı kira olarak ödenecektir gibi daha net yazılsın.

Aklımızda bir kaç seçenek var ama akıl akıldan üstündür demişler. Emlak piyasasında olanlar, finansçılar vs tavsiyelerinize açığım.

Teşekkürler
0
nwnd
(20.04.26)
18 aylık efe-üfe'ye göre hesaplamak en doğrusu gibi geldi.
+1
co2s2
(20.04.26)
co2s2 +1

Sözleşmeyi şimdiden yapın. Yıllık kira miktarını 10 birim olarak belirleyin. Artış oranı olarak da üfe+tüfe mi yoksa 12 aylık tüfe endeksi mi hangisini seçiyorsanız sözleşmede belirtin, sözleşmeyi imzalayın, kiralama başlasın. Ek madde ile yahut ek protokolle, "inşaat süresine tekabül eden ilk 18 ay boyunca kira bedeli x tl (cüz'i miktar) olarak alınacaktır" yazın.
0
dilemma of subscribtionability
(20.04.26)
(19)

Sevmediğiniz şeyi hemen bırakıyor musunuz?

Bruce
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
Mesela marketten yeni bir cips aldınız, 3 tane yediniz beğenmediğinize karar verdiniz. 4.yü yer misiniz yoksa bırakır mısınız?
+1
Bruce
(14.04.26)
1 tane yerim beğenmezsem evdekilere itelerim
0
neira
(14.04.26)
begenmedigim seyleri ofise getiriyorum, sagolsun cekirgeler yok ediyor.
+7
cooperr
(14.04.26)
Direkt cope. Hic zorlamam.
-1
Kittie
(15.04.26)
5-10 dk sonra tekrar denerim, yine beyenmediysem ve vereceğim kimse yoksa direkt çöp
-2
artıküyeolmakistiyorum
(15.04.26)
Aşırı biçimde damak tadıma zıt değilse atmaya kıyamıyorum, israf olmasın diye yemeye çalışıyorum. Kendim yemesem bile etrafımda yiyecek olan olur mu diye bakınıyorum. En son yeni denediğim bir cips fazla sert gelmişti. Çöpe atmayıp yedim ama bir daha almam mesela. O ara verebileceğim kimse de yoktu.
+3
Amaranta ursula
(15.04.26)
Kolay kolay çöpe atmam, aşırı berbat değilse yerim, kuşların yiyebileceği birşeyse dışarı çıkınca onlara atıyorum, o da olmadı çöpe tabii.
+1
mbond
(15.04.26)
Şimdi fark ettim, o kadar az yeni şey deniyormuşum ki… Hep aşina olduğum ürünleri alıyormuşum. Gerçi yeni ürün alırken mutlaka içindekilere bakarım. Çok kötü sürprizle karşılaştığımı hatırlamıyorum.

Yenebiliyorsa, midem bulanmayacaksa, yerim. Bir daha almam. Midem bulanmadan yiyemiyorsam, yiyecek birisini bulurum. Ama insan, ama hayvan…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
cok cok cok nadir durumlarda cope atarim; genel olarak yaklasimim “yerim ama bi daha almam” olur.

bu durum giysilerde, sampuanlarda, deterjanlarda, kremlerde, rimellerde, rujlarda, konservelerde, tuvalet kâğıtlarında vs de gecerli.
+1
taurina
(15.04.26)
Bir kaç tane daha yer şans veririm hala beğenmiyorsam kocama itelerim :)
0
ekimoloji
(15.04.26)
Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabında, okumaya başladığı kitabı beğenmemesine rağmen bitirmeye çalışması üzerine Fethi Naci'nin; " karpuzu kestin baktın kabak, yemeye devam mı edeceksin?" diye sormasından bahseder. Ben de kitapta bu bölümü okuduğum yıllardan bu yana, hoşlanmadığım şeylerde hiç ısrar etmem.
0
thracia
(15.04.26)
sonra yerim baktım sonra da yemiyorum cope atarim
0
koela
(15.04.26)
pis bogaz bir insan oldugumdan yiyemeyecegim kadar kotu bir seye hemen hemen hic denk gelmiyorum. surekli yeni seyler denerim bu arada. mesela dijon hardali almistim, burnumdan ates cikti. ziyan olmasin diye yogurtla, domates sosuyla, mayonezle falan karistirip suruyorum hamburgere mesela veya cok degil ama bicagin ucuyla suruyorum. tabii burada begenmeme diyemem, yanma diyebilirim. kisacasi atmam, yiyecek bir yol bulurum, sonra da almam. mesela cips ornegini vermissiniz, sosla deneyebilirsiniz.
+1
Sour
(15.04.26)
Kitap, film, dizi vs. bırakırım. Ama yemek olunca öğürerek yemiyorsam bırakamam israf olur diye.
+1
peki madem
(15.04.26)
yurtdışında çok oluyor özellikle. yeni bir ürün denemek istiyorsunuz hayatınızda hiç denemediniz ve tamamen şans. abur cubur cinsindense aşırı şekerliyse ya da içeriği vücudumda alerji yaptıysa malesef direkt çöpe atıyorum. israfı sevmesem de.
0
iwillsee
(15.04.26)
özellikle yiyecek konusunda sevmesem de bitiririm, en azından paylaşırım / yiyecek kişilere itelerim. kaliteli olsun olmasın çöpe gitmesini hiç istemem.
0
MtKrt
(15.04.26)
tadını beğenmediğim şeyi neden yemeye devam edeyim ki? direkt çöpe atarım.

belli ki abur cubur, vücuduma da bir faydası olmayacak yersem. hatta zararı olacak. atsak israf olmayacak yani. aslında en başta alışımız israf o zararlı şeyleri de... bu şeyleri yememizin tek sebebi tadının verdiği zevk. o da yoksa neden yiyelim ki? at gitsin.

"para boşa gitmesin..."
e sen o parayı zevk alma umuduyla ödedin. iğrene iğrene yersen paranla rezil olmuş olacaksın. tadını bilmediğin şeyi alarak riske girme o zaman.

ancak sebze meyve türünde gerçekten sağlıklı bir şeyse yemeye çalışırım. birkaç kere denerim.
+1
art cat chocolate
(15.04.26)
ofise getirince 2 dkda eminönü'nde yaşanan izdiham görüntüsü
0
gabe h coud
(15.04.26)
benim birader var ona ogutucu diyoruz. begenmedigim bir sey olursa mutfak masasina birakiyorum ve gecerken mutlaka alip yemis oluyor.
0
arakaali
(15.04.26)
geçenlerde büyük kızımla yengeç ya da karides cipsi gibi bir şey aldık. tadı inanılmaz kötüydü. kalanını küçük kızıma verdik. verirken de 2 paket almıştık diğerini bitirdik bunu da dayanamadık açıp biraz yedik dedik. vallahi gözümüzün öünde hapır hupur bitirdi. tadını çok sevdi. üniversiteye hazırlanıyor, biraz kaygılanmaya başladım :)))
0
ground
(16.04.26)
(11)

Is gorusmelerinde yas irkciligi yasiyor musunuz

Kittie
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.35 ustune is yok mu artik?
Is gorusmesinde kac yasindasiniz sorusu geldigi an yuzu degisiyor karsimdakinin. Hayir mezuniyet yilimi gorup cagiriyorlar sonucta. Ama galiba dikkat etmiyorlar cv'lerin o kismina.
35 ustune is yok mu artik?
0
Kittie
(14.04.26)
Ben yapıyorum yaş ırkçılığı. Ekibin yaş ortalaması 27-28'ken aralarına abi abla almamayı tercih ediyorum. Ekip çalışmasının önemli olduğu işlerde sosyal uyum önemli.
-24
Bruce
(14.04.26)
35 dediginiz yas daha calisma hayatinin yarisi bile degil. Bircok meslekte daha en verimli senelere ulasilmamis bile. 55 deseniz anlarim da 35 yasta kimseye yas sebebiyle ayrimcilik uygulandigini görmedim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
Çoğu durumda belirli bir yaşın üstü görüşmeye dahi çağırılmıyor… 35 de yönetici olmayan pozisyonlar için çok ileri bir yaş.

Kendim, bu hususta mağdur eden değil yaşından ötürü mağdur olmuş birisiyim. Ama gerçek de bu.
-2
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
Ayrımcılık daha doğru bir ifade ve evet sıklıkla karşılaşıyorum. 35 yaşına dek hiç çalışmadım. Bu da garip karşılanıyor. İK uzmanları da neticede birer personel ve kendilerince en güvenilir kişiyi seçmeleri gerekiyor. Üniversiteyi hemen kazanmış ve bitirmiş "normal" birisini arıyorlar. Ayrıca bu "normal" profildeki kişiler daha kolay yönetilebilir çünkü normların içinde kalagelmişler. Piyasa normu fazla mesai yapıp ücret almamak, yıllık izin kullanmamak, sözlü tacizi sineye çekmek ise normallerin bunları kabullenmesi daha muhtemeldir. Yani eğer yaşınıza denk bir deneyiminiz yok ise bu zekanız, sosyal ve/veya analitik kapasiteniz gibi konularda aleyhinize varsayımlar yapılması demek.
+1
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Batuhanolabilir: mezuniyet sonrasi 1,5-2 sene bostum, o ise gir, bu ise gir sonra bir alani sevdim ve araliksiz calistim. Oyle cok fazla sirket de degistirmedim. Ama deneyimi biraz az olsun ama genc olsun deniliyor diye hissediyorum. Linkedinden basvurdugum islere girenlere bakiyorum da oradan bu cikarimi yapiyorum. Parayi bile az tutuyorum mecbur artik. Ama yok. Hayretle bakiyorlar sanki is aramak ayipmis gibi belli bir yas uzeri icin.
0
🌸Kittie
(15.04.26)
Ben yaşıyorum. Senin yine iyi bir geçmişin var. Biz a101 e girsek de a101 tecrübesi var diye bizi istemez. A101 örnek burada. 35 üstüysen çöpsün gibi bakıyorlar.
+1
Kahvedesu
(15.04.26)
is basvurularindan geri dönüs almadiginiz icin bunu yasa vurmak sacma. CV'niz nasil, motivasyon mektubunuz nasil, basvurulara göre adapte ediyor musunuz, egitiminiz nedir (BOUN farkli, Kars Üniversitesi farkli), simdiye kadar tek bir is yerinde uzun calismis olmus cok da aranan bir özellik degil artik, oradan neden ayrildiniz, diger islerden aldiginiz referanslar nasil, CV'niz ATS-friendly mi gibi sebeplere konsantre olun önce.
HR dedigin cogu yerde gerizekali isler yapar, calistigi firmanin isinden anlamaz cogu, o sebeple patrona aptal gibi gözükmemek icin artik cogu yerde CV'leri LLM'e sokuyorlar, ellerine verilen özellikler CV'de yazmiyorsa sizi eliyorlar en bastan. Mesela: Data Manager ariyorlar diyelim, siz Data Analyst olarak calismissiniz ve Data Steward belgeniz var ama "manager" görmedigi icin daha CV'de eliyor sizi cünkü HR amk. cok azi kafasini kullaniyor ama kullanani da sahiden anliyorsun, isinde harika oluyor. neyse belki bunun üstünden prompt injection ile gelmeyi deneyebilirsiniz. kendi icinde riskler barindirsa da.

ayrica piyasa kötü. 100 yere basvurup tek yerden pozitif cevap alirsiniz artik ama 100 ise 1 senede degil, bir ayda basvuracaksiniz. cok kompakt. bir de piyasa phantom job ile dolu. alim yapmiyor ama is ilanini kaldirmamis ya da tek amaci CV toplamak, firmada calisanlari, bakin yerinize yenisini ariyoruz diye korkutmak amacli vs.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
valla ben yaşımdan dolayı iş bulamadığımı kimseye inandıramıyorum:) başvurduğum işler herhangi bir yetenek gerektirmeyen işler ama onlarda bile yaşıma takılıyorlar. neymiş bu yaşa kadar nasıl çalışmamışım. olan olmuş ne yapalım amk. o yaşa kadar çalışmadık diye ömür boyu çalışmayalım mı. böyle diye diye 40 yaşına kadar gidicez sanırım:)
+1
nothing in my way
(15.04.26)
kesinlikle ayrımcılık var. yakında 30 olacağım. tipim küçük gösterdiği için belki birkaç yıl yırtarım bundan diye umuyorum. gerçi deneyimimi görünce de elerler.

benim sektörüm ve meslek grubumda 35 yaş ve üstü kişiler çok nadir görülüyor. 45 ve üstü hiç yok hatta. o yaşlara geldiğimde ne yapacağım bilmiyorum.

şu an şirketimde 40 yaşında bile kimse yok. ne yazılımcılar, ne tasarımcılar, ne pazarlamacılar, ne proje uzmanları... (finans ekibi hariç)

sebep ise çok maaş vermek istememeleri. yaş arttıkça deneyim artıyor ve haliyle yüksek maaş isteniyor. bir de gençleri daha kolay manipüle edip köle gibi çalıştırabiliyorlar. ben de mesleğe ilk başladığım yıllarda köle gibi çalıştım yıllarca. ayrıca genç çalışan daha enerjik olur, işini hevesle yapar algısı da var tabii.

bankalar ve holdinglerde bu durum geçerli olmayabilir ama çoğu özel sektörde durum bu. çok şirket değiştirdim, hepsinde durum böyleydi.
0
art cat chocolate
(15.04.26)
evet yaş ayrımcılığı var. işe alımlarda da var. başka yerlerde de var.

iş görüşmesi için çağıran o tipler cvlere doğru düzgün bakmıyor bile. sırf görüşmüş olmak için, çalısıyor görünmek için öylesine çağırıyorlar. nasıl olsa çağırılan kişi ayaklarına gelmiş oluyor.
0
abelardo
(15.04.26)
35 erken ya daha. ama 50 uzeri bitik maalesef. ya c suite'e dogru gideceksin ya da evde torun seveceksin.
0
antikadimag
(16.04.26)
(9)

boxer tavsiyesi - pisik sorunu

baldur2
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
arkadaslar pisik sorunu bas gosterdi, krem mrem suruyorum ama bunu kalici olarak gidermek istiyorum. bol tip boxer mi almaliyim? yani boxer etkili mi pisik olusumunda? bana marka ve model onerir misiniz bu sorunu cozecek kalibrede?
0
baldur2
(14.04.26)
Anthony jackson önerebilirim. Bol tip alırsan daha kötü olur sanki, sonuçta pişik etin birbirine sürtmesiyle oluşan bişey. Daha sıkı ve uzun bişey olması lazım yani.
-2
gobekliraki
(14.04.26)
hocam pacali don alman lazim. bir de ag tarafinin cok bol olmamasi lazim. ben de ayni durumu yasiyorum yillardir, farkli markalar denedim en son bunu buldum cok tavsiye ederim:

i.imgur.com

internette bulabilirsin ama bulamazsan uskudar balikcilar carsisi girisindeki beritan camasirciya git fotoyu goster versinler.
0
arakaali
(14.04.26)
hocam asıl aşağısı havasız kaldığında pişik oluyor. özellikle düşük pamuklu boxer giyerseniz (spor olanlar çoğunlukla böyle) yeterli hava alamama, artan nem ve sıcaklık yüzünden bu sorun oluyor. ben geceleri iç çamaşırı olmadan direkt pijama giymeye başladığımdan beri daha rahat ettim, tavsiye ederim. %100 pamuklu boxer ya da dediğiniz gibi bol tarzda olanlar da daha rahat ettirir.
0
shadowfollower
(14.04.26)
bol değil daha çok bacağı saran bir tık uzun paçalı boxerlara bak.
polyester sorun etmezsen decathlonun koşu boxerları var. paça kısmı bacağı güzel sarıyor.
sanırım hm de benzer uzun paçalı boxer vardı.
anthony jackson tam f/p boxer ama onunda paça kısmı kısa
0
my fault
(14.04.26)
Benim bu konuda çok bilgim yok ama boxer değil de giydiğiniz pantolon ve oranın sıcaklığı daha etkili sanırım pişikte.
Boxer da değiştirin ama asıl odağınız pantolonunuz veya hareketisizlik veya terleme veya sıcaklık olsun.
-2
michael_knight
(14.04.26)
Berrak 4476 modelini dener misin?
0
Caletti
(14.04.26)
Dagi Micro Modal boxer. yok gibi çok rahat. bu soruna da fayda edeceğini düşünüyorum.
0
PoscheN
(14.04.26)
Senin boxer değil trunk alman lazım. Marks and Spencer bu konuda çok başarılı. 5li paketlerde satılan cool&fresh modelini öneririm. F/P ürünüdür.
0
Take it away honey
(14.04.26)
Bamboostic diye bilinmedik bir marka var. %95 bambu. Havalandırma deliği de var. Bende çok işe yaradı. İleri seviye kiloluyum. Kullanalı beri hiç pişik olmadı. Bir bakının isterseniz…
0
dilemma of subscribtionability
(15.04.26)
(5)

Kurutma Makinesi Tavsiyesi

dilemma of subscribtionability
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı? BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmü
Arçelik, Altus, Grundig, Regal, Vestel, LG, Samsung veya bunlar gibi markalarından önerdiğiniz model var mı?

BSH grubu (Bosch, Siemens, Profilo), Electrolux ve Hoover almayacağız. Bu markaların modellerini süper olsalar bile düşünmüyoruz.

Yine Gaggenau, Miele gibi lüks segment/pahalı markalar düşünmüyoruz.

Uçuk kaçık olmamak kaydıyla fiyat sınırı yok.

Maklne, Çamaşır makinesinin üstünde, ayaklı raf üzerinde olacak. Sallanmayı sevmemesi gerekiyor.

Bir de 18 yıllık eski makineyi (su sızdırıyor, Bosch yetkili servisi "daha bir şey yapamayız" dedi.) ne yapalım? Fikri olan var mı? (İstanbul)

Teşekkür Ediyorum.

Edit: Anlaşılmıştır ama belirteyim, Çamaşır Kurutma makinesinden bahsediyorum.
-1
dilemma of subscribtionability
(06.04.26)
teknik servis sahibi arkadaşıma sordum alırken. kesinlikle arçelik veya beko dedi. hiç iş gelmiyormuş bu markanın kurutma makinasından. 3 yıldır yoğun bir şekilde kullanıyoruz, memnunuz. belirteyim bu arada giysilerin etiketlerini kontrol edin bazı ürünler kurutma kaninasına atılmamalıymış ve etikette yazıyormuş. özellikle mavi ürünleri.
0
ground
(07.04.26)
arçelik var, 10 sene oldu neredeyse. montaj ve nakliye dışında servis görmedi. çamaşır makinasının üzerinde duruyor. neredeyse herşeyi kurutma makinesine atıyorum, çekme vs. olmadı.
0
inheritance
(07.04.26)
Uğur'u çok övmüşler ama 36bin liraydı. 20bin liraya 10 kg'lık beko aldık.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
Bosch'un nesi var ki istemiyorsunuz?
Ben Beko kulllaniyorum, memnunum.
Annem LG kullaniyor, memnun.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
@konusma
Robert Bosch’u “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” sözünden dolayı sevmiyorum. O yüzden.
0
🌸dilemma of subscribtionability
(14.04.26)
(3)

B1 türkçe yazar önerisi

dodonene
Slm. Ana dili farsça olan birisine kitap önerisinde bulunacağım türkçesini geliştirmesi için. Orhan Pamuk okumaya çalışmış ama zorlanınca bırakmış. Hangi yazar veya kitap iyi gider?
Slm. Ana dili farsça olan birisine kitap önerisinde bulunacağım türkçesini geliştirmesi için. Orhan Pamuk okumaya çalışmış ama zorlanınca bırakmış. Hangi yazar veya kitap iyi gider?
0
dodonene
(28.03.26)
barış bıçakçı denesin bir bakalım. daha yalındır dili onun.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
zülfü livaneli ya da ahmet ümit olabilir bence tabii ama kitap seçimi de önemli.
0
biravekahve
(28.03.26)
B1 için ömer seyfettin’den seçme hikayeler iyidir. (Orijinali değil, ilköğretim için olanı)
Bence levent serisi gibi çocuk kitapları okuyabilir. Yetişkinlere de eğlenceli.
0
dilemma of subscribtionability
(28.03.26)
(2)

Urfa lezzetleri

meraklitursucu
Urfa'da tavsiye mekanlarınız var mıdır?
Urfa'da tavsiye mekanlarınız var mıdır?
0
meraklitursucu
(22.03.26)
Arapoğlu ciğer, üstüneller baklava ve dondurma, miroğlu fıstıklı kadayıf, balıklıgöl civarından fıstık satın almak.
0
jean baptiste grenouille
(22.03.26)
Ciğer için haşimiye meydanında alibaba. Baklava için gökçin. Mırra için halilürrahman taziye evi.
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(14)

kaç dil biliyorsunuz?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
ve ne kadar iyi biliyorsunuz، ne işinize yarıyor? teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.03.26)
ingilizce- derdimi anlatacak kadar. yurtdisinda yasamama olanak sagliyor.
turkce - derdimi anlatacak kadar. arada small talk imkani veriyor, psikolojik olarak ayakta tutuyor.
fransizca - derdimi anlatamayacak kadar. hicbir isime yaramiyor.
0
cooperr
(09.03.26)
türkçe anadil
ingilizce akıcı
rumence başlangıç

ingilizcenin çok faydasını gördüm.
0
rain when i die
(09.03.26)
türkçe dışında ingilizce iyi biliyorum. dizi/film/anime vs. ingilizce veya ingilizce altyazılı izleyebiliyorum. japonca öğrenmeye çalışıyorum şimdi.
0
inheritance
(09.03.26)
derdimi anlatacak kadar türkçe bilmiyorum.
0
dilemma of subscribtionability
(09.03.26)
Türkçe: Anadil
İngilizce: İş ingilizcesi, bu sayede para kazanıyorum diyebilirim. Dünyanın her tarafındaki bağlantılarımla İngilizce konuşarak anlaşıyor ve iş yapıyorum.
İtalyanca: Orta düzeyin başlangıcı, ağırlıklı hobi. çok az işe de katkısı var.
0
kumandanim
(09.03.26)
ingiliççem var, tüm dünya ile ticaret yapıyorum. hayatım boyunca başka bir dil öğrenmeye niyetlenmedim bile.
0
co2s2
(09.03.26)
almanca günlük ilk dilim. günlük hayatimin %95'i. bachelor'i avusturya'da almanca okudum. akademik düzeyde de kullanabiliyorum.

ingilizce günlük ikinci dilim. film, dizi, kitap, makaleler, vs.
master'imi ingiltere'de yaptim. akademik düzeyde kullanabiliyorum.

türkce zaten anadilim. gün icinde eksi platformu harici yazip kullanabildigim hicbir yer yok. annemle ve babamla günde 15 dk sohbet ediyorum bir de. 7 sene aradan sonra duyuruya dönmemin tek sebebi buydu. son 1.5 senede faydasini gördüm. zorlanarak yazdigim seyleri artik tak tak yaziyorum. yakinda gene ara veririm.

ispanyolca c1 aldim seneler önce. herhangi bir yerde kullanmiyorum. cesitli yerlerden arkadaslarim var. bir tek onlarla konusuyorum. sadece arkadas ortami yani. cok sevdigim icin ögrendim. kardesim bu yaz ispanya'ya tasiniyor. git gel daha cok kullanma firsatim olur artik.

bir de aile icinde kullanilan iki baska dil var ama akademik olarak da is yasantisinda da 0 getiri. yazmiyorum bile.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.03.26)
İyi ingilizce biliyorum. Çok işime yaradı, yarıyor.
0
cay koy geliyorum
(09.03.26)
ingilizce, anadil ayarinda oldu artik.

hayatimi bastan asagi sekillendirmeme vesile olan sey, internet erisimi ile birlikte ingilizce ogrenmek oldu. dunyada neler varmis, nasil meslekler mumkunmus, belli bir alanda nasil uzmanlasilirmis, nerede ne yenirmis ne icilirmis, burs/egitim/gocmenlik/is programlari ne ise yararmis, sosyal yetenekler nasil gelistirirlirmis, ayni dertten muzdarip yuzlerce insan isin icinden nasil cikmis, finansal isler nasil yurutulurmus vs butun bunlari ingilizceye ve internete borcluyum. eksisozlugun de hatiri sayilir katkisi var, ancak internetin geri kalani x10000 gucnde. ingilizce ogrenmemek, iskenderiye kutuphanesini atese vermek misali, bir insanin kendine yapacagi en buyuk kotuluklerden biri gibime geliyor. gerci chatgpt filan cikti, herseyi tercume ediyor lazim oldugunda, o kadar kritik olmayabilir belki artik, bilemedim.

hos bir de ben iniglizce konusulan bir ulkede yasiyorum, cin'e fln gitsem daha az faydali olurdu kesin.

turkce anadil zaten, ama zaman zaman ingilizce one geciyor gibi hissediyorum, bu da tamamen bazi iceriklerin sadece ingilizcesine hakim olmamdan kaynaklaniyor. bazi konulari hic turkce dusunmemisim daha once, o da benim essekligim olsun.

bunlara ek olarak okudugumu anlayacak kadar, ve derdimi anlatacak kadar arnavutca ve sirpca biliyorum, yasadigim yerdeki diaspora komunitelerine karismama olanak sagliyor ama pek de bi faydasini gormedim. ablam ama balkanalara ihracat yapan firmalarda calisiyor, bu dillerin ekmegini ordan yedi.
0
taurina
(10.03.26)
ingilizce (bardan karı kaldıracak kadar)
0
plastic_angel
(10.03.26)
ingilizce ve türkçede eşit derecede rahatım. hayatımın yarısından fazlası ingilizce konuşulan bir ülkede geçti, bu yüzden iki dile de hakimim. orta seviye italyancam var (lisede italyanca gördüm ve sonra 2 yıl italya’da yaşadım). ayrıca bizim şu anki okulda 2 tane reading comp yapmak zorunlu; o yüzden almanca ve fransızca reading proficiency sertifikalarım var. ortaokulda ayrıca almanca görmüştüm, a2 gibiyim. bir de osmanlı türkçesi okuyabiliyorum. matbu zaten çok rahat, rika eh seviye. siyakat falan okuyamıyorum tabii. geniş ailede yahudi bireyler var, onlar da arada bana ibranice kelimeler öğretiyorlar.

dillere çok merakım var, o yüzden her dili kullanmaya gayret ediyorum fırsat buldukça.
0
eileengray
(10.03.26)
türkçe ana dilim.

ingilizce c1 belki c2- işte evde internette arkadaş çevresinde sürekli okuyorum kullanıyorum.
fransızca: c1 var ama uzun zamandır öyle kenarda duruyor. belki bir gün yine işe yarar kim bilir.
ispanyolca: a2 civarındadır. como te llamas der hablo un poco deyip gülüşür ingilizceye geçerim.
eski türkçe metinleri de çok karmaşık değilse okuyabiliyorum. ama bu bir dil sayılmaz bence.
0
yedigimiztavuk
(10.03.26)
Türkçe ve İngilizce. Çalışma dilim de Türkçe ve İngilizce karışık. İkisini de kullanıyorum yani ama Türkiye'de yaşadığım için tabii ki Türkçe ön planda.
0
peki madem
(10.03.26)
+ Yabancı dil olarak sadece İngilizce
+ Vardır B2. En azından yakındır.

+ Yurtdışına - Özellikle Avrupa - tek başıma gidebiliyorum İngilizce sayesinde. Buna bağlı olarak Avrupa'da Fine Dining restoranları, Casino ve Strip barlara gittim, Bungee Jumping Yaptım.
+ Filmleri ve dizileri İngilizce altyazılı izleyip kelime oyunlarını anlıyorum.
+1
put it in your appropriate place
(10.03.26)
(10)

İngilizce yardıma ihtiyacım var

Kahvedesu
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
İstiyorum ki, birileri bana kodlayarak atıyorum email adresi, isim soyisim gibi şeyler söylesin, ben de bunu yazayım. En kolayı bu olabilir ama en çok tökezlediğim konu bu. Kim yardımcı olabilir?
-3
Kahvedesu
(07.03.26)
YZ işte bu yüzden var.
-1
rakicandir
(07.03.26)
spelling bee videoları
0
klassno
(07.03.26)
Yz ne? SPELL bee nasıl oynanıyor? Indirdim. Ses falan yok.
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
ne dediğin anlaşılmıyor.
+3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
Yahu biri ingilizce kodlayacak zonguldak'ın zosu gibi ben de yazacağım tek tek. Mail adresi olur, ad soyad olur. Uydurun. Ya da app var mı alıştırma yapmam lazım?
-1
🌸Kahvedesu
(07.03.26)
Memed Ali beeeey. Zonguldak’ın Zoosu :))

Dediğin şeye fonetik alfabesi deniyor.

NATO fonetik alfabesi var, çok askeri kaçar.

Bak sen şuradan yürü.
tr.wikipedia.org
+1
gabe h coud
(07.03.26)
Ya Nato falan değil, biliyorum havayolunda kullanılıyor o ama bana normal heceleme lazım.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
can you spell it diyeceksin. onlar da b as in bee, c as in ceyhan diye cevap verecekler. bunda bu kadar zor olan şey ne?
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(08.03.26)
"can you spell it diyeceksin"

Yapma ya? O kadarını biliyorum. En zıor kısmı cevap kısmı.
0
🌸Kahvedesu
(08.03.26)
en.wikipedia.org
Bu sayfada, “Telephone spelling alphabets” başlığında kocaman bir tablo var. Zamanında postanelerde kullanılmış 12 versiyon var o tabloda. Oradan seçin kendinize. Mesela ben “a as in apple, p as in paris” falan kullanıyorum. Brother, mother, father gibi kolay sözcükleri seçebilirsiniz, her milletten anlarlar.

İsterseniz, d as in django, k as in knife, t as in tchaikovsky gibi zulmedebilirsiniz de insanlara :)

Pratik yapmak isterseniz, bizim nickleri kodlayıp, ses dosyası olarak yollayın buraya.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
(8)

Britney Spears ne düşündürüyor

sekizdokuzon
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?Teşekkürler.
İyi ki hem akıl hastası hem popüler ve yetenekli değilim. Bayağı tehlikeli bir kombo. İyi ki sadece akıl hastasıyım diye tuhaf bir şekilde halime şükrettiriyor.

Size ne hissettiriyor bu dünyalar güzeli kadersiz ablamız?

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(07.03.26)
onu bu hale getirenler anne ve babası diye biliyorum. küçüklükten beri britney’i bayağı sömürmüşler, kız sonunda delirmiş. ailesiyle bağlarını yasal olarak koparmak için de çok uğraş vermiş. aile önemli diye düşünüyorum.
+2
eileengray
(07.03.26)
Medya gücü.

Kadın nelerin mücadelesini verirken dünyanın bir ucunda küçücük mahallesinde kendisinden nefret eden bir kız çocuğuydum ben.
Sebepsiz sevmiyorum diyordum ama belli ki yayılan haberler zaten ondan nefret edelim diye planlanmış.

Utanıyorum.
Daha o zamanlardan bile “Britfans” olan kardeşlerim size helal olsun.
+1
mutekebbir
(07.03.26)
Hastasiyim ciktigi gunden beri. Tanissak kesinlikle bana deliler gibi asik olurdu. Biz birbirimiz icin yaratilmisiz ve tanışamazsak bu dunyada bazi seyler yarim kalacak.

Yasim > 40, pop muzik ve populer kulturden nefret ederim bu arada.
+1
duster
(07.03.26)
aşırı yetenekli ve işini çok tutkuyla yapan, sahnede olmayı çok seven, dans etmeyi, şarkı söylemeyi çok seven biriydi. babasının onu senelerce vegasta falan çalışmak için zorlaması, istediği hiçbir şeyi yaptırmaması falan meslekten, hayattan soğuttu. justin'in ona yaptıkları, kocasının yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri (amerikada her eyaletin kuralları farklı diye sürekli taşınıyor nafaka almak için bazı eyaletlerde çocukların yaşı bulundukları eyaletten daha büyük olduğunda da nafaka veriliyor o yüzden adam sürekli taşınıyor), basının ona yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri derken geride bir enkaz bıraktı. şu anda instagramda "iyice deli gibi ettin kendini" modunda takılması hem gerçekten kafasının artık biraz gidik halde olmasından hem de senelerce baskı altında kaldığı için "artık istediğimi yapıyorum"u göstermek istemesinden kaynaklanıyor.

ben çok severim britney'i. hep de sevdim. kitabını okumanızı tavsiye ederim.
+2
matilda
(07.03.26)
O İlk kocası umarım kötürüm kalır, bir insanın kaderi hakikaten bu kadar mı kötü olur, kırılganlık insanı cidden böyle predatorlara mi sürükler diye düşündürüyor. Bir de bu kadar popüler olunca kimse iyilesmen için zaman/ alan tanımıyor, korkunç. Dünya çapında ünlü olmanın ne kadar sapkın bir şey olduğunu gösterdi bize.
0
🌸sekizdokuzon
(07.03.26)
Yıldız Tilbe de öyle ama bu kendisinin mükemmel ve imrenilecek bir insan olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Britney’in çöküşü üzücü.
0
dilemma of subscribtionability
(08.03.26)
siz sorana kadar hala kariyerinin zirvesinde falan sanıyordum, meğer çok ciddi bir mental breakdown yaşamış. çok üzüldüm böyle görmeyi beklemiyordum umarım iyidir.
0
suicmeyenadam
(08.03.26)
Harika güzel bir kadındı, gençken nefesimi keserdi, womanizer şarkısını hatırlıyorum. Pek çok erkeğin hayali olacak kadar kusursuz görünüş.

Aile kaderi etkiliyor ve bundan etkilenmiş. Hiç bilmiyordum siz yazana kadar. Hayat neler yaşatıyor insana.. destek alması gerekiyor.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
(5)

QR ile şu şekilde ödeme yapılır mı?

eisberg
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
Hanım benzin alacak da, qr kodun fotosunu çekip bana atsa, ben de o qr kodu wp web'ten açıp kendi bankama okutup ödeme yapabilir miyim? yoksa konum vs. etkiliyor mu?
0
eisberg
(02.03.26)
qr zaman bazlı değişmiyorsa yada anlık işlemi yapabilcekseniz olur.
0
gercekdunya
(02.03.26)
Bence çalışmaz, çünkü ATM'den konum kapalıyken QR kod ile para çekmeye çalıştığımda "konum kapalıyken kullanamazsınız" diye uyarı vermişti. Yani QR kod hem zaman, hem de konum bazlıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.03.26)
poslarda tr karekodda konum kontrolü yok bildiğim kadarıyla. zaman aşımı süresi içinde yapabilecekseniz olur bence.
+1
inheritance
(02.03.26)
arkadaşlar denedik oldu teşekkürler
+2
🌸eisberg
(02.03.26)
Oluyor ama 15 saniye mi, 30 saniye mi ne süresi var. Bazen siparişi getiren kurye pos cihazını unutuyor. İsteğim üzerine kuryenin telefonuna gönderiyorlar karekodu. Genelde hep 3. denemede başarıyoruz. İlk ikisinde ya kurye resmi büyütene kadar ya da ben bankacılık uygulamasını açıp kamerama okutana kadar süre doluyor. Hızlı davranmak gerekiyor yani.
0
dilemma of subscribtionability
(02.03.26)
(4)

Başka ülkelerde sahur uyandırma nasıl?

michael_knight
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?Davulcu var mı mesela?
Bizde sahurda davulcular geçiyor ya sokaktan, başka ülkelerde sahurda uyandırmak için ne gibi adetler, yöntemler var?
Davulcu var mı mesela?
-1
michael_knight
(27.02.26)
Almanya'da muhtemelen oruç tutanlar sahur için alarm kurup kalkıyordur. Buralarda davulcu falan yok. Ayrıca genel olarak "Nachtruhe" uygulaması var, yani aksam 22:00 ile sabah 06:00 arasında başkalarını rahatsız edecek şekilde gürültü yapmak yasak.
+3
morqos
(27.02.26)
Senegalden suudi’ye çoğu islam ülkesinde imsaktan 1 saat önce ezan okunuyor. Bildiğimiz ezan. Minarelerden. Yani 2 ezan okunuyor. Biri imsaktan 1 saat önce. Ötekisi imsakta (sabah namazı ezanı). İlk ezanda “essalatu hayrun minennevm” denmiyor.
+5
dilemma of subscribtionability
(27.02.26)
bir an amerika'da redneck bir sehirde sabahin korunde davul cala cala dolastigini dusundum de.. buyuk ihtimal 5dk icinde biri seni durbunlu av tufegi ile indirir, polis gelir savas zaiyati sayarlar kimsesizler mezarligina gomerler ertesi gun. davulu naparlar bilmem.
+7
cooperr
(27.02.26)
www.aa.com.tr

Üstte belirtildiği üzere ABD ramazan ayı gelmeden veya ramazan ayı içinde kimsenin davul çalmasını beklemeden Asya ve ortadoğudaki katliam ve tecavüzleri ile zaten kendi davulunu yıllardır çaldı. Çin'in etkisi ile o davulun sesi belirgin derecede bölgede azaldı tabi.

Oralarda kimse:
- ya senin derdin nedir neden davul çalıyorsun? diye sormuyor anlaşılan. Sözüm ona demokrasi ve özgürlükler ülkesinde zihniyet daha kuruluşunda belli : direkt " öldürmek "

Bizim topraklarda ise gece cadılar bayramı etkinliği yapan birilerine dürbünlü av tüfeği ile saldırmak bu kadar kolay rahat profesyonel (!) şekilde kimsenin aklına gelmez.
İnsanlık bizde ne de olsa.

Bu arada balkabağını ne yaparlar bilmem.
-10
diyecevaplandı
(27.02.26)
(4)

Teyp kaset kaydettirme

murdock
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :)
Bir hediye için artık tedavülden kalkmış bir kasetin replikasını yaptırmak istiyorum. Sadece boş kaseti alıp içine görseli de koyabilirim ama eğer mümkünse kasetin içeriği de aynen kapaktaki gibi dolu olsun istiyorum. Hani çalınacağı da yok, muhtemelen kütüphanede dekor olarak duracak, ama olsun :) eskiden kendi müzik setimi bilgisayara bağlayıp mp3'ten direk kayıt yapabiliyordum (100 yıl önce) ama o düzeneği tekrar kurmam, hizmeti satın almamdan daha meşakkatli. Evet napıyoruz?
0
murdock
(25.02.26)
sanırım boş kasetin içine albümün kartonetini yaptırmak (bastırmak) istiyorsunuz

discogs sitesi imdb gibi bir arşiv sitesi. bir çok albümün kaset ya da cd kartonetleri mevcut. oradan bulup çıktısını alabilirsiniz.

mesela tarkan'ın ilk kasetinin kartonet görselleri burada mevcut.

www.discogs.com
+1
exlibris
(25.02.26)
çok abuk bir kaset değilse antika pazarlarında kasedin orijinalini de bulabilirsiniz. hatta buraya yazarsanız gittiğimde ben de bakabilirim.
+1
kibritsuyu
(25.02.26)
Genelde nadirkitap.com’da fahiş olmayan fiyatlarla bulabiliyorum istediğim kasedi. İçeriğini ve boş kasedi bana yollarsanız, sizin için kaydedip alıcı ödemeli kargolayabilirim size ücretsiz. Evimde 90’ların hemen her türlü teknolojik aleti (vhs vcr, teyp, fax, telesekreter, çevirmeli telefon vs.) çalışır halde mevcut.
+3
dilemma of subscribtionability
(25.02.26)
aradığım kaset tabiki de tarihimizin nadir ve bulunamayan kaseti "şiki şiki baba" :)
antika pazarlara bakamadım ama online sitelerde (nadirkitap vs) 3-5 bin civarlarına satılıyor. benim orijinallikle bir derdim yok. maksat hatıra olsun. @dilemma ulaşacağım size.
+1
🌸murdock
(26.02.26)
(6)

ilk bebek ve panik?

la mort heureuse
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis
selamlar, tam 30 gunluk bir bebegimiz var, genel olarak sorunsuz bir bebek ama biraz bizim acemiligimizden biraz onun uykuya gecisi bilmemesinden dolayi hala bazi konularda panik halindeyiz. kime sorsak duzelir dedigi icin bir de size danismak istedim. taze anne oldugum icin sanki bir seyleri yanlis yapiyormusum hissi var bende.

uykuya gecisi tam beceremiyoruz gibi geliyor, kundaksiz kendisini uyandiriyor, kundak yapip pispis ya da beyaz gurultu aciyoruz, hafifce sallayip uykuya gecirmeye calisiyoruz. bu emzirmede mayistiysa ise yariyor ama bazen cin gibi ve 40 dk falan suruyor uykuya gecis. bu sure normal degil gibi geliyor, cunku aralarda hafifce mizmizlaniyor cok da rahat degil gibi. onun disinda emzirirken uyuyakalirsa rahatca uyuyor tabii ama yatagina koyarsak yine ayni durum var. bakiyorum sanki diger yenidoganlar hep uyuyor gibi hissediyorum. sizde durumlar nasildi?

bir de 23-24. gunlerde daha huzursuz bi bebek olmaya basladi, bi anda garip ciglik cigliga aglamalar basladi, memeyi bazen istememe basladi. 4. Hafta atagi mi diye dusunduk ama tarihinden emin olamadik, 1 haftadir da suruyor, bazen sakinlesmiyor. gaz sancisina da benzemiyor, 4. Hafta ataginiz nasildi?
0
la mort heureuse
(24.02.26)
3. hafta tam kolik ataklarinin basladigi ve 4. hafta ile zirve yaptigi dönem.
eger emmesinde sikinti yoksa kolik icin bir degerlendirirdim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Bizim oğlan (şu an 17 yaş) 2 buçuk ay boyunca günde yirmi saat ağladı. Abartısız. Her gün. 20 saat. 2 buçuk aylıkken bir günde bıçak gibi kesildi ağlaması. Şu anda da gayet sağlıklı bir 11. Sınıf öğrencisi. Gitmediğimiz doktor, denemediğimiz yöntem kalmamıştı. O 2 buçuk ay bize 20 sene gibi geldi.

Özetle, gerçekten de zamanla düzeliyor böyle şeyler. 2 evlat, 19 yeğen, 4 de yeğencik sahibi, sürüyle bebeğin büyümesine şahit olmuş bir insan olarak, sadece verdiğiniz bilgiler ışığında konuşacak olursak bir problem yok. Geçmeye geçecek, ne kadar sürer, belli olmaz. Kolik için ana örüntü haftada 3 gün 3 saat ağlama gibi… Sizin o kadar değil zannımca. İnternet öneri doludur zaten. Sadece bir tek söylediklerinize göre endişelenmeniz gerekmediğini söyleyeceğim ben. İlk bebekte biraz panik olunur, normal. Allah analı babalı, sağlıklı büyütsün.
+3
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
Öncelikle Allah bağışlasın güle güle büyüsün :)
Ağlayacak, kucak dışında, meme dışında hiçbir yerde uyumayacak. Sürekli temas halinde olacaksınız.
Biz sürekli ayakta kucağımızda yürüme titreşiminde hafif sallanarak uyutup oturuyorduk öylece kıpırdamadan :)
40 ı çıksın 3 ayı geçsin diye diye şimdi 8 yaşında beni en çok güldüren en güzel yanım kendisi. Ben doğurdum diye diye mutlulukla doluyorum çoğu zaman :)
Biz de doktora götürdük neden ağlıyor diye sebep yok bilinen. Hep temas gak mem guk meme dışında bir çözüm bulamadık.
Meme reddinde vazgeçmeyin. Uyku sersemliğinde falan yapıştırın yine.
Kolay gelsin, sevgiler.
+3
duhan
(24.02.26)
bebenizin uzun sağlıklı ömrü olsun sizlerle birlikte.

inanın, hepsi geçiyor. hiç dert etmeyin. ilaçla bir haftada, ilaçsız 7 günde geçiyor.
0
co2s2
(24.02.26)
1.5 yıllık bir kız babasıyım. 4. Hafta atağı kavramını ilk defa duydum. Buna benzer 37 farklı kalıp duymuşumdur heralde. 2. Ay krizi, 5. Ay bilmem nesi vs, her hafta için bir şeyler yazıyorlar. Ben şahsen ikna edici bulmuyorum bu sınıflandırmaları. Türkiye’de çok meşhur bir çocuk doktoru var, sürekli videolar vs atıyor, inanılmaz izleniyor. 3 yaşından önce kreşe gitmemeliymiş çocuklar, böyle anlatıyor mesela sanki bilimsel bir bilgiymiş gibi. Oysa Hollanda ve Avrupa’nın bir çok yerinde 4 aydan başlatıyorlar genellikle kreşe. Bizim kız da 6 aydan beri kreşe gidiyor, çok şükür faydasını gördük zararını görmedik. Bu kadar lafı uzattım, ama demek istediğim şey şu ki; bu çocuk büyütme işinde en önemli şey her şeyin, her dönemin geçici olduğu. Çocuk çok mu ağlıyor? 2 hafta sonra geçer. Uykuya geçişi mi zor? Bakmışsın 10 gün sonra kendiliğinden uyuyor. Yemesi mi kötü? Biraz sabır, düzelir.
+1
but that was just a dream
(25.02.26)
40 ı çıkmaya yakın zamanlarda bunlara bi uykusuzluk bi delirme geliyo :) sadece kolikle ilişkilendirmemek lazım. gaz sancısı varsa hareketlerinden anlarsınız bacaklarını sürekli karınlarına çekiyorlar. bizimkinde cadı saati dediklerinden vardı. yahu yenidoğan bebek öğlen 2 den gece 11 e kadar uyumaz mı yok uyumuyodu.
sabırlı olun, sakin olun. geçecek bu günler.
eğer yatağa koyamıyorsanız kucağınızda uyusun yapacak bir şey yok. uykusunu almayan bebek daha kötü oluyor. ben bazen emzirirken yürüyordum daha kolay uyuyordu hem de memeyi reddetmiyordu, ya da yatakta hafif zıplayarak varsa pilates topu üzerinde de emzirebilirsiniz.
0
rayde
(25.02.26)
(19)

Evde bir şey olmayınca ne yiyorsunuz?

ekimoloji
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
Market pazar alışverişi yapmadım aşırı üşeniyorum. Makarna yapmak istemiyorum yakın zamanda yedim, dolapta tavuk var ama çözülmesi uzun sürer. Ne yapsam bilemedim. Siz pratik olacak neler yapıyorsunuz?
0
ekimoloji
(24.02.26)
Bir çelik tencere ya da tavaya koy tavuğu, varsa üzerine de başka tava koy on beş dakikada çözülür.

Mercimek çorbası yarım saat sürer.
şehriye salatası, biber domates ton balığı vs
0
kisa
(24.02.26)
Çorba
0
grimavi
(24.02.26)
Çorbayla doymuyorum ama oğlan aç kalmasın diye mercimek çorbası yapmıştım zaten :’)
0
🌸ekimoloji
(24.02.26)
tavuğu direkt haşlayarak tavuklu pilav veya o haşladığın tavuğu güzelce soslayarak başka bi yemek veya sandviç yapabilirsin
0
jelly bear
(24.02.26)
Hiçbir şey yoksa tost, yumurta ya da yoğurt-granola yerim. Konserve bezelye varsa onu pişiririm, bezelye kolay pişiyor. Konserve garnitür varsa rus salatası da yaparım ya da sadece biber varsa fırında biber közler yine yoğurtla yerim. Yoğurt , yumurta da ekmek üçlüsünden birisinin kesin olması lazım yoksa markete:D
0
titanic kemancısı
(24.02.26)
çeşitli tartineler (üstü açık tost gibi):
- ekmek üstüne yumuşak ve sert peynirler, üstüne bal
- ekmek üstü peynir, avokado, domates dilimi, pul biber
- ekmek üstü avokado, yumurta,
- ekmek üstü peynir, füme hindi eti ve opsiyonel reçel vb.
- ekmek üstüne krem peynir, frenk soğanı/yeşil soğan, domates dilimi, zyağı
...

yumurtayla çiğ domatesi beraber yiyemiyorum bu yüzden onları yan yana getirmiyorum.
+5
eileengray
(24.02.26)
İçimdeki yalvaç ortaya çıkıyor böyle zamanlarda, açlık durumuma göre 3 4 yumurtadan peynirli omlet yapıyorum.
0
kullanicadi
(24.02.26)
Unu (buğday unu yahut siyez, mısır, nohut, x, y herhangi bir un) yahut irmiği tereyağında (olmadı, herhangi bir yağda) tavada kavuruyorsunuz. Üzerine yeterince su ekleyip, suyunu çekip kıvam alana kadar karıştırıyorsunuz. Arzunuza göre peynir (mesela kaşar) ekleyebiliyorsunuz.

Tuz atarsanız kuymak/mıhlama, şeker atarsanız helva yapmış oluyorsunuz.

(Su yerine su/süt karışımı yahut süt de kullanabilirsiniz)
0
dilemma of subscribtionability
(24.02.26)
tavuğun çözülmesi uzun falan sürmez.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.02.26)
Buzlukta hazırladığım ev yapımı köfteler var. Airfryer’da 6 dk 90 derecede sonra 190 derecede 5 dk bir yanı 5 dk diğer yanı. Mis gibi.

Buzlukta sürekli tavuk incik oluyor. Philips all in one cooker ile normalde 15 dk pişiyor, 25 dk yapınca çözmeye gerek kalmadan pişiriyor.

Bir de pilav yapıyorum 15 dkya.
+3
gabe h coud
(24.02.26)
güzel bir makarna yaparım, buzlukta balık veya köfte, sebze vb varsa çıkarırım, o da yoksa illa simit, poğaça vb. bir şey vardır buzlukta, o da yoksa dışardan söylerim, onu da istemiyorsam akşam kahvaltısı yaparım.
0
bradshaw
(24.02.26)
Tavuğu haşla, böylece çözülmesini beklemek gerekmez.
Yanına da bir pilav.
Ohhh.
+1
michael_knight
(24.02.26)
Buzlukta her daim köfte var. Yanına iki domat keserim. Bir de yoğurt ve ekmek çıkarırım. Herkes mutlu.

Siz de okuyun ivy league'de siz de yazın kardeşim. Ülkenizde eğitimle yeterince övünülmediği için başınızda 25 senedir diplomasiz bir otobüs şoförü var. Eğitimle övünmeyi de kıskanamazsınız artık fkfkfk.
+4
alice in potatoland
(24.02.26)
makarna
pilav
yumurta
yulaf
sandevic.
varsa firinda patates & brokoli

yulaf son zamanlarda favorim, eskiden hic sevmezdim. tereyagli tuzlu filan yapinca bayaa guzel oluyor.
0
taurina
(24.02.26)
Hayatimda yumurta yapmayı birak, kirmadim bile. Yas 43. Oyle aclik ataklarinda arabaya atlayip corbaciya gidiyorum. Bir kere ekmek icin dardanel koyayim dedim elimi kesmistim. Benim bu kazmalik ve cehaletle yasamam buyuk mucize.
0
duster
(24.02.26)
kahvaltı yapılabilir:
salata, peynir, zeytin, çay, açı biber salçası sürülmüş ekmek, turşu, kuru yemiş, meyve vs...

yemek olarak da patatesleri soyup, doğrayıp haşlayın ve süzün. Sıcaklığın etkisiyle hemen kuruyorlar. Mantı gibi üzerine yoğurt ve kızgın yağ döküp yiyebilirsiniz. soğan kavurup dökerseniz daha lezzetli olur. dilerseniz patatesleri püre yapabilir veya salata yapabilirsiniz. patates doyurucudur.
0
santimantal
(24.02.26)
tost
0
darthvader
(24.02.26)
Tuzsuz grissiniyi yarı bele kadar nutellaya gömüp yiyorum.
0
loch ness
(25.02.26)
ben evde daima peynir, yumurta ve ekmek olmasına dikkat ederim. ekmeği bayatladıktan sonra bile farklı şekillerde tükettiğim için fazlalık olması sorun olmaz. o açıdan benim bu tür durumlarda pratik tarifim peynirli yumurta oluyor. bandır bandır ye mis, çok uzun süre tok da tutuyor. ekmek yoksa 2-3 tane haşlayıp hap gibi atarım veya yumurtayı devre dışı bırakırsak ekmek arası peynir de olur.

bunlardan hiçbiri, üstüne makarna da yoksa tarlası yanmış emmi gibi çömelip ağlarım herhalde. yemem bi şey.
0
der meister
(25.02.26)
(5)

İngiltere’den gelen eden var mı?

dilemma of subscribtionability
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
1-2 kg ağırlığında eşyam olacak da bagajda getirtmek için…
0
dilemma of subscribtionability
(05.02.26)
ben. ama neden tanımadığım birinin 1-2 kg. eşyasını taşıyayım, ne önemi var merak ettim.
-2
deartheodosia
(05.02.26)
gümrük muhafaza türkiye 2.sezonu çekilirse oradan izleriz ne olduğunu.
0
galahad reloaded
(05.02.26)
Kim olduğunu, orada ne yaptığını, getirtmek istediğin eşyanın ne olduğunu falan anlatıp insanlara güven ver ki tanıdığı biri bile istese “niye taşıyım eşyanı” diyecek tiplere konuşma fırsatı verme.

Sanki şahsına sormuşlar gibi soruya soruyla cevap veriyor.
+4
lazor
(05.02.26)
Yazar zaten eşyayı taşıyacak kişiyi arıyor. Yoksa sizin İngiltere'ye gidip gitmemenizle ilgilenmiyor. Bir şüpheniz varsa, yeriniz yoksa, vaktiniz yoksa ya da herhangi bir sebepten ötürü eşyasını taşımak istemiyorsanız yazmazsınız olur biter.
Burada soru "başkasının eşyasını neden taşımamalıyız?" değil ki, "benim eşyam var, getirmek isteyen olur mu?" sorusu. Siz getirmek istemiyorsanız üstünüze alınmanızı gerektiren bir durum yok.
+4
alice in potatoland
(06.02.26)
gerçekten önümüzdeki haftalarda ingiltere’den türkiye’ye gelecek olup da sevabına yahut makul ücret karşılığında getirebilecek olan varsa, mesajla ulaşabilir bana, detayları paylaşırım.

merak edenler için 1-2 kg’lık paketin içinde eroin, uranyum, anti tank mayını, beyaz kadın, nakillik böbrek ve sakız reçeli olacak. neden sakız reçeli, sormayın.
+3
🌸dilemma of subscribtionability
(07.02.26)
(17)

Gıda maddelerinin eğitim ve sanatta kullanımı sizce yanlış mı?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bula
Sevgilim anaokulu öğretmeni. Bitane öğrencisi makarnadan foto çerçevesi yapma, patates baskısı, fasulye/nohut faaliyetleri gibi etkinlikleri asla yapmak istememiş. Ailesiyle görüşünce aileside istemediklerini söylemiş. Sebepleri "nimetle oyun olmaz". Aslında biraz daha uygun dille söylemişler. "Bulamayanlar var. Gıdaların amaçları dışında kullanılmasını, israfını etik bulmuyoruz." gibisinden cümlelerle ama özetle bildiğin nimetle şaka olmaz mevzusu olduğu belli.

Sevgilim çok yadırgadı. "Ne israfı? İnsan yetiştiriyoruz!" diyor. Ben biraz düşününce saygı duydum ailenin görüşüne. Hatta haklı buldum bildiğin.

Sizin fikriniz ney?
-1
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
aile haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.01.26)
Aile haklı.
-1
gobekliraki
(20.01.26)
Bu konularda muhtemelen o aileden daha katıyım. Gıda israfı problemini aşırı derecede önemserim.
Nimetle oyun olmaz +1
Aile haklı +1
Ayrıca gıda israf edilmeden de 1 milyon farklı eğitici etkinlik bulunabilir. Bence bir gıda maddesi canlıların beslenmesi dışında bir sebeple kullanılıyorsa israf ediliyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
Yani ailenin görüşü benim açımdan pek bir önem taşımıyor ancak toplum her kesimine hitap edilen bu gibi durumlarda daha güvenli alanda kalmak gerek. Anlamak lazım aileyi. Öte yandan pamukla yapsan çıkıp Çukurova bölgesinden biri, 'Pamuk bizim beyaz altınımız toprağın bize verdiği nimet' diyebilir. O nedenle herkesin hassasiyeti farklı. Şişi ve kebabı yakmayacak bir çözüm bulunmalı.
0
ebeş
(20.01.26)
uzun yıllar 3 şubesi olan anaokullarımızı işlettik. bu tip faaliyetleri kesin olarak yasakladık. ama farklı sebeple. daha öncesinde çocuklarımız da anaokullarında büyüdü. ve her gün adına "faaliyet" denilen karton üzerine yiyeceklerin yapıştırıldığı, çay ile siyah tonların şeker ile beyaz kristal bulutların çizildiği, makarnalardan tarlalar falan filan işte. bu şaheserleri ileride çocuklarımız belki sergi açarlar insanlık görmek ister :))) diye istifleyip durduk. bir gün evi böcekler bastı, sanat eserleri kurtlandı. evi temizleyip iyice ilaçladık. bir daha da bu saçmalıklara bulaşmadık. kendi okullarımızda da yaptırmadık. ama yine de bazı veliler başka anaokullarda yapıyorlar falan diye mızmızlanınınca arada bir yaptırdık. mümkünse yaptırtmayın hiç gerek yok.
+2
ground
(20.01.26)
aile haklı o tamam. ama sevgiliniz bence bunu kendini geliştirmesi açısından bi fırsat olarak görsün. müfredatta ille makarna ile çerçeve mi diyor? eğer böyle bir zorunluluk yoksa saydığı her şeyin günümüzde daha iyi bi alternatifi var zaten.

markana yerine çalı çırpıdan çerçeve
patates baskı yerine sünger baskı
fasulye/nohut yerine plastik fasulye

gibi gibi.
+3
elorelia
(20.01.26)
aile haklı veya haksız. çok abes bir şey söylenmedikçe garipsememek lazım. herkesin farklı inançları ve görüşleri var, saygılı olmak lazım.
0
mikahakkinen
(20.01.26)
Aile haklı .
-1
diyecevaplandı
(20.01.26)
Çok mantıklı değil ama saygi duyulmali. Kendini gelistirmek icin bahane +3 ayrica
0
üğpoıuy
(20.01.26)
Kültürel bir olay. Benim babam da yemeği kutsal görür böyle. Saçma ama saygı duyarım.
0
synesthesia
(20.01.26)
konu haklılık-haksızlıktan öte, ortamı idare etme meselesi. bu sebeple sevgilinizin düşüncesi bir öğretmen için doğru değil bence; böyle her türden insanla muhatap olacabileceği bir ortamda, daha ortayolcu olmalı.
veliler de, makarna yerine kablo kılıfı, fasülye yerine plastik fasülye gibi bişeyler koyabilirlerdi çocuğun çantasına. ama esasında iş hocaya düşüyor; öğretmen böyle şeyleri garipsemeyip çözüm bulmaya bakmalı.
0
lil siztah
(20.01.26)
%35 aile, %65 öğretmen haklı.

Soğanın zarını mikroskopta incelemek de nimetle oynamak sayılır mı mesela?

Patates baskı, makarna köprüsü bunlar eğitici ve zararsız.
Yemekle oyun ve israf örneği olarak benim aklıma yemek savaşı, surata pasta atma, domates savaşı gibi şeyler geliyor.
Çocuğun 10-15 tane fasulye nohutla oynaması israf sayılmaz.
+1
duyuruuser
(20.01.26)
Öğretmenlik zor meslek. Çocuğuyla ayrı uğraşıyorsun, böyle velilerle ayrı.
Al götür çocuğunu da batıl inancını da, git evinde istediğin gibi yetiştir deme lüksün yok. Sözü uzatsan, bilmediği dini, cahil anasından babasından öğrendiği şekliyle sana öğretmeye kalkar.

Yediği koyunun eklem kemiğinden başka oyuncağı olmayan adamın biti kanlanmış torunları bunlar. (bkz: aşık atmak) ,(bkz: aşık kemiği). Nimetle mi oynanmazmış. Peh

İdare edeceksin. Başka şansın yok.
-1
Mirket
(20.01.26)
ben hiç dini bir kültürle büyümedim böyle yemekle oyun olmaz gibi bir takıntımız hiçbir zaman yoktu, ben ana okuluna giderken pattes baskısı vs yapmıştım ailem hiç karşı çıkmadı. muhtemelen benim çocuğum olursa ve okulda pattes makarna vs oyun oynarsa karşı çıkmak aklıma gelmezdi. amaaa evde çocuğuma oynasn diye makarna vermezdim mesela. evin içinde israf gibi gelirdi. zaten başka oyuncaklar var neden makarna vereyim ki diye düşünürdüm. belki çocuk gelişiminde yaratıcılığı geliştirmek için falan yapılan bir şeydir bu. "nesnelerin bildiğimiz kullanım amacı dışında alternatif kullanımları da olabilir" gibi bir şekilde farklı düşünmeye sevk etmek için falan.

ama yine de düşününce yediğimiz şeylerin kıymetini bilmeliyiz ve israf etmemeliyiz sonuçta.
0
Sadece soruyorum
(20.01.26)
Çocuğun harcayacağı iki patates, çeyrek paket makarnaya "israf" duyarı kasmak çok boş geldi bana. Aile net haksız ama sevgiliniz orta yolculuk yapsın durduk yere ortamı germesin, he he diyip geçsin
-1
nundu
(20.01.26)
yuzlerce yil kaybolmayacak plastik copu yaratmaktansa, dogada kaybolabilecek ve bortu bocegin yiyecegi seyleri kullanmak daha mantikli degil mi?

aileninki bir gorus, "iyi niyetli" olabilir ama bu "sig" olmadigini gostermiyor.

o yuzden rezalet puanim 10/10, ogretmen hakli.
0
cooperr
(20.01.26)
ne alaka abi, patates, makarna falan bunlar biodegradable. plastik falan oyuncaktan cok daha etik. "Bulamayanlar var" olmasinin sebebi cocugun patates baskisi yapmasi degil.
0
hot potato
(20.01.26)
(9)

Sizi güldüren ne oldu?

alice in potatoland
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var? Feedinize ne düştü? Linkler misiniz?
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var?
Feedinize ne düştü?
Linkler misiniz?
0
alice in potatoland
(20.01.26)
0
suicmeyenadam
(20.01.26)
Mesleği ile ilgili hususlarda gayet ciddi ciddi bilgilendirmeler veren adamın videolarında müzik seçimiyle alttan alta trollemesi çok güldürdü beni.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
tantamount_to_equivalent
(20.01.26)
sonunda köpeklerin dans ettiği absürd videolara haykırıyorum. çok saçma ama gülüyorum. bir de şu adamın videolarına çok gülüyorum. genel olarak sağlam ve belirli bir çizgisi var bakışlarına soktuğum.;
www.instagram.com
ya da şu tip sadece erkeklere özel bazı düşüncelerin açığa çıkarılması;
www.instagram.com
tüm cüce videoları
www.instagram.com
herhangi bir türk dayı emmi figürü
www.instagram.com
herhangi bir videoyu bambaşka ir duruma benzetme teşbih sanatı
www.instagram.com
cüce demiş miydim?
www.instagram.com
maalesef bazı yapay zeka videoları
www.instagram.com
www.instagram.com
+2
ground
(20.01.26)
Claris Danes taklidi yapan bir kadın var ona çok gülüyorum, Homeland ve en son dizisini seyredenler komik bulur bence benim gibi. www.instagram.com
0
(20.01.26)
ingilizce alt yazılı
youtu.be

bu da ingilizce ve 18+
www.instagram.com
0
lazpalle
(20.01.26)
Deniz Sinan Demir adında biri çıktı. Bütün mizah ihtiyacımı karşılıyor.

www.instagram.com
0
yurtsuz john
(20.01.26)
Hanimiş benim mottişim
0
antihero
(20.01.26)
insanlarin birbirini korkuttugu youtube shortslara hayvan gibi guluyorum
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(6)

Hangi Hogwarts binasındansınız

arbre
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
Chatgpt reise 1 2 kez sordum. Slytherin dedi hepsinde. Mantıklı geldi söyledikleri. Ama Slytherin dediği için kendimi kötü biri hissediyorum. Normal mi bu? Hehe.
-9
arbre
(17.01.26)
Hufflepuff. (bkz: #78407803) hatta (bkz: #80038071)
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
Ravenclaw'um ben :)
Bunun Potterhead'ler arasında en "official" kabul göreni Pottermore'daki testin sonucudur, onu deneyin bir de.
Fakat mesela Andromeda Tonks da Slytherin'di, hatta Merlin de. Peter Pettigrew'un Gryffindor olduğu şu dünyada çok takılmayın :))
+1
kobuzchu kiz
(18.01.26)
kaç yaşında insanlarsınız çocuk filminin fanboyluğu yapıyorsunuz.
-5
hold the door
(18.01.26)
Aha kofti de geldi. (bkz: squib)
Film değil, kitap.
0
dilemma of subscribtionability
(18.01.26)
demin kendimi ve eşimi sordum chatgpt'ye doğru cevapladı. ben amansız bir slytherin, eşim gryffindor
0
Hallegadola
(19.01.26)
Ravenclaw and proud :D

Çocukluktan beri her testte (resmi pottermore testi dahil) Ravenclaw çıkarım. Hogwarts Legacy'yi iki defa bitirdim, ikisinde de Ravenclaw ile oynadım hatta başka binaya elim gitmedi
0
nundu
(19.01.26)
(8)

mikrodalganın avantajları

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
bu fırınlardan kullanıp iyi ki almışım diyen oldu mu? daha çok hangi amaçla kullanıyorlar? hangi marka?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(17.01.26)
Dürüst olmak gerekirse hayır. Yaşam tarzıma, beslenme alışkanlıklarıma çok ters.
+1
gobekliraki
(17.01.26)
Dünden kalmış yemeği isıtmak için lazım olur sadece.
+1
hububrad
(17.01.26)
20 yılı aşkındır kullanıyorum. Çalışmadığı gün yok gibi. Bence büyük rahatlık… 2005 model Beko marka. Hemen her şeyi saniyeler içinde ısıtıyor. Derin dondurucudan çıkan gıdaları dakikalar içinde çözüyor. Genelde tabakta ısıtıldığı için yemeğin tamamı ısınmamış veya tencere/tava bulaşık çıkmamış, dibi tutmamış oluyor…
+3
dilemma of subscribtionability
(17.01.26)
Evet. Hem de bin kere evet.
Ama fırın kelimesi geçiyor diye fırın diye düşünmeyin.
Alacak olursanız da en ucuz Arçelik veya Beko gibi adını bildiğiniz markayı alın geçin. Dijital göstergeler, ilginç özelliklere hiç gerek yok.
+2
michael_knight
(17.01.26)
- @dilemma +1
- Çok hızlı kumpirimsi patates, koçan mısır, donuk edamame pişiriliyor.
- Buzlukta her zaman çorba bulunduruyorum, akşam 7'de üf hiç yemek yapasım yok dediğimizde çorba çabucak eritiliyor/ısıtılıyor.
- kupada tek kişilik kek pişiriliyor.
- mikrodalgada hamur işi, makarna, pilav vs ısıtırken tabağın bir kenarına yarım çay bardağı su (bardakla beraber) koyunca içeride buhar yapıyor, çok daha güzel ısıtıyor.
+1
kobuzchu kiz
(17.01.26)
anlasilan cogu duyurucu issiz/calismiyor. neyse, evet, iyi ki almisim. en oneli avantaji zaman.
+1
Sour
(17.01.26)
sene olmus 2026
mikrodalgasiz ev kalmamis olmasi lazim.
bir onceki gunden kalan makarnayi 55 saniyede isitiip yiyorsun ya daha ne olsun..
+1
cooperr
(17.01.26)
Biraz bilimsiz biri olduğum için eve almıyorum ama gerçekten büyük kolaylık sağlar. Ofiste kullanıyorum.
Evde az bir yemek ısıtıcam tava bul, yavaş yavaş ısınmasını bekle, başka birşeye daldıysa farkına varana kadar yapışsın falan büyük sıkıntı. Hatta mesela azıcık süt ısıtmak istiyorum, bunu mikrodalgada yapabilirim, cezvede istesem bile yapmam.
+1
mbond
(17.01.26)
(3)

atatürk olimpiyat stadı park konusu

biravekahve
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
cumartesi günü maça gideceğiz de aracı nereye bırakmak mantıklı olur? Daha önce giden bir arkadaş otoparkın iyice iç kısmına girme bir saat çıkamazsın dedi.
0
biravekahve
(07.01.26)
Aynen öyle bırak gerilere doğru. Önündeki araçla da bir arabadan az, yarım arabadan çok mesafe bırak. Malın biri gelir kıçına kadar gelir, çıkamazsın sonra. Otoparkın içine zaten girme.
0
gobekliraki
(07.01.26)
Ziya gökalp metro istasyonu yanına bırakın arabayı. Metroyla olimpiyata gidin. 1 durak ilerisi. Zamanında hep öyle yaptım.
+1
dilemma of subscribtionability
(07.01.26)
Olimpiyatın kapısına kadar metro gidiyor (Ataköy’den). Saatleri abuk değilse elbette ki metroyla git. Sadece parktan çıkmak değil yola ulaşmaya çalışmak bile eziyet. Maç çıkışı metro da kalabalık olur tabii ama en azından kısa sürecek ve üstüne sürüp hasar veren olmayacak.

Ziya Gökalp iyi bi seçenek. Mall of’un otoparkına da bırakabilirsin. Metro güzergah haritasına bak. Seçeneklerin fena değil.
0
lazor
(08.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(7)

venezuela olayı bizi ne kadar etkileyecek?

biseysorcaktim
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı. bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülk
malumunuz sarı kafa tam bir deli bu günlerde ve venezuela devlet başkanını aldı.
bahsi geçen otobüs şoförü, türkiye'deki meslektaşı ile iyi arkadaştı bir ara.
altın ticareti vardı tr-vn arasında. onların altınları türkiye'de işleniyordu.
bir de binali yıldırım'ın oğlunun peynir(!) ticareti vardı o ülke ile.

ucu bize muhakkak dokunacak da, nasıl ne şekilde dokunacak?
0
biseysorcaktim
(05.01.26)
siyaseti bu kadar derinlemesine takip edenleri anlayamıyorum ya. soruya cevap; hayırlısı diyebilirim.
-28
abelardo
(05.01.26)
Peynir fiyatları artabilir.
+4
anon1m
(05.01.26)
pudra şekeri fiyatları artar
+6
nahtoderfahrung
(05.01.26)
valla dünya çok kutuplu o olmaz bu olmaz derken turuncu reis ters köşe yaptı. sadece bizi değil bu durum herkesi etkiler. bunu tahmin etmekte zor.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
@abelorda
abi bu derinlik değil, en yüzeyi, en satıhı.
tüm dünyanın ortak düşüncesine göre deli olan bir herif, iyi ya da kötü bir başkanı ülkesinden iki saatte uçakla aldı, kendi ülkesine götürdü ve burayı artık biz yönetiyoruz dedi.

kaldı ki bu götürülen kişi rte ile yakın ilişkilere sahipti, bir ara arkadaşlardı.
rte'nin diğer arkadaşlarına nolduğunu biliyoruz malum. her seferinde bizi de etkiledi olaylar.
+2
🌸biseysorcaktim
(05.01.26)
bilmiyorum ama kesin en cok bizi etkiler. belki venezuela bile bizim kadar etkilenmez.
0
Sour
(05.01.26)
Çok mantıklı bir cevap olmayacak, duygusal cevap veriyorum:
Rusya-Ukrayna savaşında Türk lirası Rus rublesinden de da Ukrayna grivnasından da daha fazla değer kaybetti. Taraf olmadığımız bir savaşta baya baya hasar aldık. O yüzden ciddi anlamda etkilenebiliriz bence.
+1
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
(2)

Aracin muayne tarihini nereden ögrenebilirim?

sonhakan
Muayne kqğidini kaybettim
Muayne kqğidini kaybettim
0
sonhakan
(18.12.25)
E-devlet'deki arama motoruna araç muayene yaz.
0
Mirket
(18.12.25)
Ruhsat sahibi’nin e-devleti -> araçlarım sekmesi.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
(23)

Yılbaşı ağacı süslemek

alice in potatoland
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız? Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
Bu gelenek aileniz için yeni mi? Çocukluğunuzda yılbaşı ağacı kurar mıydınız?
Tabii çocukluğunuzun hangi yıllara geldiği de önemli, 80'ler miydi? 2010'lar mı :)
0
alice in potatoland
(18.12.25)
çocukluğum 90'ların sonu ile 2000'lerin başı arası, yılbaşı ağacımız vardı her sene süslerdik.
0
elektr10
(18.12.25)
Çocukluğumda süslerdik. 1995ten beri ailem hala süsler.

Hala da süslüyorum bu sefer kendi evimde eşim ile beraber.
0
drako
(18.12.25)
kendimi bildim bileli. annemler cocukluklarinda süslerlermis. annem ve babam 80'lerin sonunda evlenmisler, cocuklari olmadan da süslüyorlarmis. ben ilk cocugum ve 2 aylik bebeklik halimin yilbasi agacinin altinda fotograflari var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.12.25)
91liyim, hiç öyle ağaç filan süslemezdik. ama kuruyemiş ve meyve alıp yerdik. hatta dayımlara da giderdik ki dayım imamdır. sonraları siyasal islamın bizim oraları da vurması sebebiyle yılbaşında o güne özel alışveriş yapmak bile haram kılındı :D

eşimin dedesi ise gerçek çam söküp süsletiyormuş evde. bunu duyduğumda çok şaşırdım aslında.
0
elorelia
(18.12.25)
80'lerde suslerdik. Hatta babam eve cam agaci getirirdi, biz de pamuklari kesip kar gibi dizerdik agacin dallarina.
0
sertac akin
(18.12.25)
90lar çocuğuyum, biz de süslerdik. Hatta camlara yapay karla bişiler çizmeme annem ancak benim temizlemem şartıyla izin verirdi, temizlerken çok zor gelir bir daha yapmıycam derdim kendi kendime. Sünnetimde hediye gelen bir ladin vardı(kim niye sünnet hediyesi ladin alır hiçbir fikrim yok), onu süslerdik hep.
Sonra çok büyüyünce dışarı diktik, bir daha eve yapay çam almadık. Lise zamanlarıma denk gelir zaten, sonra evde olmazdım genelde süs işlerini bıraktık.

Kendi evimde yaşadığımdan beri hiç süslemiyorum bir tarafı, çocukluk hevesiydi.
0
Bruce
(18.12.25)
90larda çocuktum. Yılbaşı kutlardık o güne özel etkinlikler yemekler olurdu ama hiç ağaç süslemezdik.

Şu an evimde var ağaç ama benim için bir anlam ifade etmiyor. Denk geldi diye aldık süsledik özel bir anlamı yok.
0
yenibirgüzelnick
(18.12.25)
Eksiduyuru'nun tek koylusu benim sanirim. Cocuklugum 90'lara denk geliyordu. Etrafta agac satildigini gordugumu bile hatirlamiyorum. Herhangi bir susleme yapilmazdi, geri sayim kutlama falan da yoktu. 31 Aralik gecesi TV'de ilginc seyler oldugundan ailecek oturup izliyorduk diye hatirliyorum. Yatirmadilarsa havai fisek falan var mi diye bakiyorduk sanki, ama o da oyle cok yoktu. Sehir Istanbul bu arada. Tabii bir de ertesi sabah gene TV'de cizgi filmlerin yilbasi ozel bolumleri oluyordu, onlara bakardik.

25-26 Aralik tarihlerinin dunyada herhangi bir oneme sahip oldugunu bile bilmiyordum. Cok sonralari ogrendim.
0
mbond
(18.12.25)
İkinci köylü benim sanırım 90 larda çocuktum son 2-3 senedir ağaç vs işleri var o da çocuğa hediye eğlence olsun diye
0
basond
(18.12.25)
90lar çocuğuyum. Bizimkiler ağaç süslerlerdi ama ne zaman başladılar hatırlamıyorum. Ben tek başımayım bana anlamsız geliyor. Ailem bu seneye kadar yapıyordu ama kardeşim uğraştığı için. Şimdi o evlendi kendi evinde yapar ama ailem üşenir diye düşünüyorum. Annem gel bizim eve kur diyordu en son kardeşime :)

Büdüt: Plastik ağaç.
0
peki madem
(18.12.25)
84 doğumluyum, kendimi bildim bileli tüm ailede ağaç ve süs bulunur. Aralık başı açılır, üşenmeye bağlı olarak Ocak sonra - Mayıs aralığında kaldırılır. Hatta hediyeler altına konulur-du. Şimdi ben devam ettiriyorum :)
0
charbiel
(18.12.25)
Dedelerim “sarsol” kutlarmış. (bkz: sersal) Tabii ağaç, santa, çorap, kazak, hediye paketleri vs. yok. Tamamen farklı adetler. Hatta takvim de farklı. Ocak ortası/sonu gibi. Zemheri’nin 20’sinde de yüzük oyunu oynarlarmış mesela. Toplanıp kömbe yenirmiş.

Ailemde 31 aralık ve 1 ocak standart günlerden her anlamda farksızdı hep. Ben küçükken hiç yılbaşı kutlanmadı. Bizim evde de kutlanmıyor. Çocuklarım da kutlamıyor. Kutladığımız farklı günler ve zamanlar var. Yılbaşı bunlar arasında değil. Haliyle, ağaç süslemek bizim için yeni de değil, eski de değil.

Eşimin ailesi süslermiş ağaç. 80’ler başından 90’lara dek. Şu an süslemiyorlar. Yılbaşını özel olarak kutluyorlar mı artık, bilmiyorum. Yılın o diliminde hiç bir araya gelmedik.

Edit: Dünürler ağaç süslemiyorlarmış. Şapka, çerez, tombala, dilli düdük falan varmış…
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
annem kendimi bildim bileli süsler.
34 yaşındayım.
0
rain when i die
(18.12.25)
90'larda cocuktum. gorece varlikli bir ailem var. hic suslemedik, fakat yilbasini disarida geciriyorsak gittigimiz yerlerde (restoran, eglence merkezi vs.) olurdu.
0
Sour
(18.12.25)
doğduğum günden beri kurardık. çocukken hatta kapının önüne hediye bırakıp noel baba hediye getirdi de derlerdi. not: 89 doğumluyum
0
tchuck
(18.12.25)
Vay arkadaş. Hep zenginler mi yazmış soruya. Fakirler olarak gizlendik sanırım :D çok fakirdik böyle şeyler yapamıyorduk ne yazık ki :D mandalina falan yiyorduk. Tvde eğlence programlarına bakardık
0
glamdr1ng
(18.12.25)
1982 doğumluyum, yılbaşı ağacı diye bir kavramı hep biliyordum ve bizim evde asla yapılmadı bu. Epey dindar ve muhafazakar bir ailede büyüdüm, 80'lerde 90'larda çok katı bir dindar olan anneannemin etkisiyle bu uygulamanın hıristiyan uygulaması olmasından ve onlara benzememe düşüncesinden dolayı buna asla yanaşılmadı, bizde de hiç merak olmadı.

Sanırım bizde merak oluşmamasının bir sebebi de ailecek görüştüğümüz diğer ailelerde de bu uygulamanın hiç olmamasıydı. Televizyonda görmek bizi etkilemiyordu yani.
-1
muhayyer divan
(19.12.25)
91liyim, ben de kendimi bildim bileli suslerdik, ben ailenin en kucugum, benden once de suslenirmis. genis ailede de olurdu, halamlarda amcamlarda filan, bayaa normal bi durumdu.

biz ama noel’e dikkat ederdik, o yuzden agac 26 aralikta kurulur (katolik noeli sonrasi) ve 5 ocakta kaldirilirdi (ortodoks noeli oncesi). yasadigimiz yerde bu noelleri kutlayan gruplar vardi, biz de muslumanligimiza zeval gelmesin diye bu gunleri atlama ozen gosterirdik.
0
taurina
(19.12.25)
Çocukluğum doksanlar.
Ailede ağaç süsleme geleneği yoktu, bu merak bir bende var büyük ihtimalle bayıldığım Noel temalı filmlerde görüp özenmekle başladı.
Son dört beş yıldır düzenli olarak ağaç kurup süslerim.
0
mutekebbir
(19.12.25)
duyuru sosyal sinifina gore tam ortadan cat diye ikiye ayrilmis :) ben de ben 3 yasindan beri cam agaci susluyorum demek isterdim ama boyle bir gelenegimiz yoktu. 90'larda buyudum.
+2
antikadimag
(19.12.25)
90'larda süsleriyle birlikte plastik bir ağaç alınmıştı. İlkokuldaydım. Bir süre her 31 Aralık'ta çıktı ortaya. Sonra unutuldu gitti.
0
auroraaurora
(19.12.25)
90larda yilbasi agaci icin pedere az yalvarmadik.
en sonunda getirdi, 15cm civari bir cam agaci fidesi modeli bulmus, dalgaci mahmut.
mesaji aldik, bu konu da o sekilde kapanmis oldu.
0
cooperr
(19.12.25)
hiiç süslemezdik etrafımda da ağaç süsleyen filan olmadı. Kendi evime çıkınca da süslemedim, ben estetiğini sevmiyorum da, bilmiyorum. ama çocuğum istediği için bu yıl dünyanın bütün cıngıllı süsleri ışıkları vs olan bir ağacımız var
0
ansya
(19.12.25)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(5)

Çürük kavun suyu ve kıymetli kitabım

anaphylacticshock
Merhaba, İyice çürüyüp, suyu akmış bir kavun kitabımın içine kadar bulaştı. Arka kapağı ve 25-30 sayfası hep çürük kavun suyu oldu ve yapış yapış bir halde. Bu kitabın Türkiye'de satışı yok. İngilizce bir kitap ve 2. el olarak internetten almıştım. Kurtarmanın bir yolu var mıdır? Kitabı yıkayıp kal
Merhaba,

İyice çürüyüp, suyu akmış bir kavun kitabımın içine kadar bulaştı. Arka kapağı ve 25-30 sayfası hep çürük kavun suyu oldu ve yapış yapış bir halde.

Bu kitabın Türkiye'de satışı yok. İngilizce bir kitap ve 2. el olarak internetten almıştım.

Kurtarmanın bir yolu var mıdır?

Kitabı yıkayıp kaloriferin üzerinde kurutsam dedim ama bu sefer de sayfalar tamamen yapışır ve hiç açılmazlar diye korktum.

Ne yapayım?
0
anaphylacticshock
(17.12.25)
Merhaba,
Koku için öneride bulunabilirim; biraz karbonat serpin kitabınızın temas eden yerlerine, birkaç gün bekletin, koku geçeçektir.
+1
purplee
(17.12.25)
Koku çok yok aslında. Ama yapış yapış bir halde.

Duru su ya da şekersiz çay falan dökülmüş olsa dert etmem, kurutur geçerim. Ama bu hali iğrenç cidden.
0
🌸anaphylacticshock
(17.12.25)
yıka ve her sayfaya kağıt koy sonra üzerine ağırlık koy. istersen aynı muhteviyatta bir kitap varsa önce onu dene test et.
+1
illegalstar
(17.12.25)
Bi deniyim. İnşallah işe yarar.
0
🌸anaphylacticshock
(17.12.25)
Islak mendil/ temizlik mendili ile yavaşça silmek de düşünülebilir.
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
-1
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(6)

Çamaşır makinesi yıkama taktiği sorunsalı

denizmaniaherif
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence.. sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen ya
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence..

sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen yanlış yapıyorsunudur falan diyen arkadaşlarım yüzünden soruyorum :)
0
denizmaniaherif
(15.12.25)
ben hep öyle yapıyorum (detarjanı kazana çamaşırların yanına koymak). çok köpükleme temiz oluyor anlamına gelmiyor bu arada. detarjanı da çok kullanmanıza gerek yok. 60 ml koyuyorum ben genelde.
0
inheritance
(15.12.25)
Çamaşır makine deterjanının elde yıkama deterjanından farkı odur zaten. Köpürmeden temizler.
Köpük konusunda ısrarcıysan elde yıkama deterjanı koy. Ama köpük makineden taşabilir, haberin olsun.
0
Mirket
(15.12.25)
ben komple hiç bilmiyormuşum konuyu.. teşekkürler.. içine atacağım artık. peki yumuşatıcı varoldugu yerde kalması değil mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(15.12.25)
Yumuşatıcı, yumuşatıcı gözünde kalacak evet. Onu deterjan gibi yıkamanın en başından almıyor makineler, durulamaya geçerken kullanıyor.
+1
kobuzchu kiz
(15.12.25)
deterjanı makinenin gözüne koymakla içine atmak arasında hiçbir fark yok. hatta bence eğer toz deterjan ise suyla karışıp çamaşırlarla buluşması, yani göze koymanız daha iyi. içine atarsanız oraya su gelene kadar kuru deterjan kıyafete yapışıp kalır.
0
kibritsuyu
(15.12.25)
Makine kabaca şöyle çalışır:

Düğmeye bastınız, önce kazanı bir iki tur boş döndürür. Çamaşırlar eşit dağılsın diye. (Bazı kontroller de var ama atlıyorum detayları)

Sonra, su almaya başlayınca, aldığı (ve ısıttığı) suyu deterjan gözesinden geçirerek alır.

Eğer ön yıkamalı program çalıştırdıysanız, sadece küçük deterjan gözüne konan deterjanı alır.

Eğer ön yıkamasız bir program çalıştırdıysanız, son 20 küsür yılda üretilen makineler tedbiren hem büyük hem küçük deterjan gözündeki tüm deterjanı alır. Yani yanlış göze koysanız dahi alır o deterjanı.

Makine ilk su almada tüm deterjanı aldığı için, deterjanı direkt içine koymanızla arasında çok bir fark yok. (Önyıkamasız program için söylüyorum)
Hatta su alırken çekmeceyi temizleyip deterjanı suda daha iyi çözdüğü için, çamaşırda deterjan kalıntısı, kitlesi, lekesi kalmasını da engeller.
Matik deterjanlar (Otomatik makine) zaten çok köpürmez, köpürmemeli. Köpük görmemenizde sorun yok. Yıkama sonunda deterjan çekmecesi boş ise deterjanınızı alıp yıkamış demektir.

İlk sıkmaya kadar hep aynı deterjanlı suyla yapılır yıkama işlemi.

Çözüm önerilerim:

-Tek seferde makineye attığınız kıyafet miktarını bir seviye azaltmak. Çok doldurmamak.

-Deterjan miktarını arttırmayı denemek.

-Çamaşırlar yıpranmayacaksa suyun derecesini yükseltmek.

-Deterjan markasını değiştirmeyi denemek, sıvı deterjan denemek.

-En olmadı, Şikayetvar'a falan "falan marka makinem temiz yıkamıyor" yazıp makineyi servise ücretsiz bir kontrol ettirmek. Olmadı, makineyi değiştirmek.

Yumuşatıcı uygulamanın tek yolu, çekmecedeki yumuşatıcı bölümüne koymak. Farklı bir yöntemi yok.
+5
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
(4)

Eski aracin kaskosunun bitmesine 2 hafta var

narod
Yeni araca yaptirdim. Iptal etmeme gerek var mi eskisini?
Yeni araca yaptirdim. Iptal etmeme gerek var mi eskisini?
0
narod
(14.12.25)
Birebir aynı durumda, çok bir tutar beklemediğimden iptal etmemiştim. Sadece trafik sigortasını iptal etmiştim. (Ekim 2025)
0
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
Trafik sigortasi da 2 hafta icinde suresi dolacak, gerek var mi iptale
0
🌸narod
(14.12.25)
1 ay kala iptal ettirdim ben şahsen. Ettir gitsin ne gerek var
0
cay koy geliyorum
(14.12.25)
para paradır. iptal et bence.
0
jelly bear
(15.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.